Trump ne demişti?
ABD Başkanı Empryalist Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndaki askeri gerilim ve saldırılar sonucunda gemilere veya kargolara gelebilecek her türlü zararın Washington’un kontrolündeki İran fonlarıyla karşılanacağını duyurmuştu:
"Gemilere, kargolara veya bunlarla ilgili herhangi bir şeye verilen her türlü zarar, Amerika Birleşik Devletleri'nin elinde bulunan ve kontrol ettiği İran parasıyla ödenecektir."
Tahran'dan Müsadere Uyarısı: "Kimsenin Varlığı Güvende Olmaz"
Trump'ın bu sözlerine X hesabından yanıt veren İran Dışişleri Bakanı Arakçi, devlet varlıklarına bu şekilde el konulmasının uluslararası hukuku ve mülkiyet güvenliğini tamamen ortadan kaldıracağını vurguladı. Arakçi şu ifadeleri kullandı:
"Başka bir ülkenin varlıklarına el koyarak, ilgisiz gelecekteki tazminat taleplerini karşılamak kışkırtıcı bir emsal teşkil ediyor. Bu tür fonlardan sevinç duyan veya kâr elde edenler şunu unutmamalı: Hükümetler el koymayı normalleştirdiğinde, kimsenin varlığı güvende olmayacak. Ortaya çıkacak kaos ne hoş ne de huzurlu olacak."
Gerilimin Arka Planı
Yıllardır uyguladığı tek taraflı yaptırımlar ve finansal baskı mekanizmalarıyla küresel ekonomiyi bir denetim aracı olarak kullanan Washington, Amerikan finans sisteminde tutulan milyarlarca dolarlık İran varlığını dondurulmuş halde elinde tutuyor. Bölgede ABD'nin İran'a olan saldırıları ve İran'ın bu saldırılara karşı misillemeleri sürerken, Beyaz Saray'ın bu fonları Hürmüz Boğazı'ndaki ticari kayıplar için bir "tazminat aracı" yapma planı, ABD'nin uluslararası hukuku hiçe sayan tavrını bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu adım, iki ülke arasındaki diplomatik savaşı uluslararası finans düzenini tehdit eden boyutlara taşıyor.