İmralı’da Üç Parti Bir Masada: Tarihi Tutanakların Detayları
Meclis Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri Hüseyin Yayman (AK Parti), Gülistan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti) ve Feti Yıldız’ın (MHP) İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde gerçekleştirdiği görüşme, TBMM’nin resmi internet sitesinde yayımlandı. 16 sayfalık dökümde, Türkiye ve Orta Doğu’nun geleceğine dair çarpıcı analizler dikkat çekiyor.
"Demokratik Cumhuriyet" ve Suriye Vizyonu
Tutanaklara göre Öcalan, Türkiye ve Orta Doğu için "Demokratik Cumhuriyet" modelini önererek sürecin zamana yayılarak, acele edilmeden yürütülmesi gerektiğini savundu. Suriye meselesine de değinen Öcalan, üniter devlete karşı olmadığını ancak yerel demokrasinin olmadığı bir yapının yeni bir diktatörlüğe kapı aralayacağını ifade etti.
SDG ve Türkmen Hakları Vurgusu
Öcalan, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam yönetimi (Ahmed El-Şara) arasında diyalog kurulması gerektiğini belirtirken, Suriye’deki Türkmen varlığına özel bir parantez açtı:
"Suriye’de sadece Kürtler değil, Türkmenler de yaşıyor. SDG, yalnızca Kürtlerin değil, Türkmenlerin de haklarını gözetmek zorundadır."
Bahçeli’ye Teşekkür: "Ender Görülen Bir Cesaret"
Görüşmenin en dikkat çeken kısımlarından biri, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin "umut hakkı" çıkışına verilen yanıt oldu. MHP’yi yakından tanıdığını belirten Öcalan, Bahçeli’nin bu tavrını "Cumhuriyet tarihinde ender görülen bir cesaret" olarak niteledi ve hem Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hem de Bahçeli’ye teşekkür etti. Öte yandan, genel affın mevcut Türkiye koşulları için uygun olmadığını, hukuki belirsizliklerin giderilmesinin öncelikli olduğunu vurguladı.
Ülkü Ocakları ve Siyasi Geçmiş İtirafı
Geçmişine dair açıklamalarda bulunan Öcalan, siyasi hayatına dair şaşırtıcı bir bilgiyi paylaştı. Ankara’daki öğrencilik yıllarında gittiği ilk derneğin Ülkü Ocağı olduğunu belirten Öcalan, ninesinin de Türkmen olduğunu hatırlatarak Kürt sorununun bin yıllık bir tarihsel derinliği olduğunu söyledi.
Şehit Ailelerine Saygı Mesajı
AK Parti Milletvekili Hüseyin Yayman’ın şehit ailelerinin hassasiyetini hatırlatması üzerine Öcalan, yaşanan her can kaybını bir trajedi olarak gördüğünü ve ailelerin acılarına derin saygı duyduğunu dile getirdi.
Tutanağın tam metni şöyle:















