Tetikçi medya ve trol sosyal medya hesaplarının Furkan Hareketi’ni hedef alan algı operasyonlarında yeni bir perde daha açıldı. Alparslan Hoca’nın evinden kasa ve yüklü miktarda para çıktığı yönündeki iddiaların kamuoyunda karşılık bulmaması üzerine, bu kez yaklaşık 4 milyon TL üzerinden yeni bir algı oluşturulmaya çalışıldığı görüldü. M. Yasin B.’nin kendisine ait olduğunu beyan ettiği ve kendi evinden çıktığı ifade edilen yaklaşık 4 milyon TL, bazı yayınlarda Furkan Hareketi’ne ve cemaate aitmiş gibi sunuldu. Oysa ortada açık bir durum var: Bir şahsın kendi evinden çıkan ve kendisine ait olduğunu beyan ettiği bir miktar paranın tek başına suç unsuru oluşturduğu nasıl ileri sürülebilir? Paranın suç teşkil ettiğine ilişkin somut bir tespit ortaya konulmadan, söz konusu meblağın cemaate aitmiş gibi gösterilerek algı oluşturulmaya çalışıldığı dikkat çekti. Üstelik bu, son günlerde Furkan Hareketi’ne yönelik yürütülen manipülasyon operasyonlarının ilk örneği de değil. Önce Görüntü, Şimdi Para! Önceki gün farklı bir şahsa ait olduğu açıkça görülen görüntüler, Alparslan Hoca’nın evine aitmiş gibi servis edilmiş, ardından söz konusu görüntüler üzerinden kamuoyunda çeşitli iddialar dolaşıma sokulmuştu. Alparslan Hoca'nın Kızı Meryem Kuytul, sosyal medya üzerinden bu iddialara cevap vermiş, tutulan tutanağı paylaşmış ve "evden bir kuruş para çıkmadı" diyerek tüm bu iftiraları çürütmüştü. Bu iddiaların gerçeği yansıtmadığının ortaya çıkmasının ardından ise yeni bir söylemin devreye sokulması dikkat çekti. Görünen o ki tetikçi kalemler için gün doğdu: İddialar tutmayınca yeni bir algı malzemesi bulundu. Ancak bu kez de ortada suç unsuru olduğu gösterilemeyen bir para, Furkan Hareketi’ni suçlu göstermek için kullanılmaya çalışılıyor. Amaç Suçu Ortaya Koymak Değil, Algı Oluşturmak mı? Bir şahsın kendi evinden çıkan ve kendisine ait olduğunu söylediği para üzerinden, herhangi bir somut suç unsuru ortaya konulmadan “cemaatin parası” algısı oluşturulması, kamuoyunda soru işaretlerine neden oldu. Ortada suç teşkil eden somut bir durum bulunmadığı hâlde paranın Furkan Hareketi’ne aitmiş gibi sunulması, kamuoyunda algı oluşturma ve Furkan Hareketi mensuplarını suçlu gösterme çabasından başka bir anlam taşımadığı şeklinde değerlendiriliyor. Şafak operasyonunun ardından peş peşe servis edilen bu iddialar, "Gerçeği ortaya çıkarmaktan ziyade operasyonu kamuoyu nezdinde meşrulaştırmaya yönelik yeni bir algı çalışması mı yürütülüyor?" sorusunu da beraberinde getiriyor.