Ders Halkalarından Konferanslara, Ömrünü İlme ve Mücadeleye Adamış Hocahanım: Semra Kuytul Kimdir?

Yıllardır ders halkalarında kadınlara ilim öğreten, konferanslarda tevhidi anlatan Semra Kuytul Hocahanım, Alparslan Hoca’nın tutukluluk yıllarında da geri çekilmeyerek özgürlük yürüyüşlerinden adalet çağrılarına uzanan mücadelenin en ön safında yer aldı. 19 Ağustos'ta evine düzenlenen şafak operasyonuyla hukuksuzca gözaltına alınan Hocahanım hakkında, bir takım troller tarafından mesnetsiz iddia ve karalama içeren paylaşımlar dolaşıma sokuldu. Peki, son günlerde hedef gösterilen Semra Hocahanım kimdir?

Eklenme Tarihi: 21 Ağu 2026
4 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 21 Ağu 2026
Semra Kuytul Kimdir?

Kamuoyunda çoğu zaman Alparslan Hoca’nın eşi olarak tanınsa da Semra Kuytul Hocahanım; yıllardır kadınlara dersler veren, ders halkaları oluşturan, farklı şehirlerde konferanslara katılan ve özellikle tevhidi anlatmayıçalışmalarının hayatının merkezine koydu. Hocahanım, yıllar içerisinde birçok kadının ilmi eğitim sürecine eşlik etti. Ancak onun hayatındaki ilim yolculuğu, zaman içerisinde ağır bir mücadeleyle de iç içe geçti. İlme Uzanan Yıllar Semra Hocahanım’ın ilim tahsili üniversiteyle başlamadı. Yıllar boyunca Arapça başta olmak üzere Fıkıh, Tefsir, Hadis, Akaid ve Usul gibi alanlarda eğitim aldı. Öğrendiklerini zamanla kadınlara yönelik ders halkalarında aktarmaya başladı. Dersler verdi, konferanslarda konuştu, farklı şehirlerde kadınlarla bir araya geldi. Onun için ilim, yalnızca öğrenmekten ibaret değildi. Öğrenmek, anlamak ve öğrendiğini başkasına ulaştırmak… Yıllardır sürdürdüğü çalışmaların temelinde bu anlayış yer aldı. Ve bütün bu çalışmaların merkezinde ise tevhid vardı. Allah’ın birliğini, kulluğun yalnızca Allah’a yapılması gerektiğini ve İslam’ın hayatın bütün alanlarına yön veren bir hakikat olduğunu anlatmak, Hocahanım’ın derslerinde ve konferanslarında öne çıkan temel konulardan biri oldu. Alparslan Hoca’nın Tutukluluğuyla Başlayan Zorlu Yıllar 2018 yılında Alparslan Hoca’nın tutuklanmasıyla birlikte Semra Hocahanım’ın hayatında da zorlu bir dönem başladı. Ancak Hocahanım bu süreçte yalnızca eşinin cezaevinden çıkmasını bekleyen bir konumda kalmadı. Adalet ve özgürlük mücadelesini bizzat omuzladı. Alparslan Hoca’nın özgürlüğü için basın açıklamalarına katıldı, cezaevi ziyaretleri gerçekleştirdi, hukuki süreci takip etti ve kamuoyuna yönelik açıklamalarda bulundu. Daha da önemlisi, özgürlük yürüyüşlerinin başlatılmasında aktif rol aldı. Semra Hocahanım ve bir grup hanım kardeşi tarafından başlatılan yürüyüşlerde farklı şehirlerde Alparslan Hoca’nın özgürlüğü ve adalet talebi dile getirildi. Bu mücadele sırasında gözaltılar ve hukuki süreçler de yaşandı. Kendi arşivinde de yer alan açıklamalarda Hocahanım, bu dönemde yaşananları ve verdiği mücadeleyi kamuoyuyla paylaştı. Bir tarafta cezaevindeki eşi… Bir tarafta ailesinin sorumlulukları… Diğer tarafta özgürlük ve adalet mücadelesi… Ve bütün bunların arasında devam eden dersler, konferanslar ve hizmetler. Mücadelenin Ortasında Üniversite Sınavına Girdi Belki de Semra Hocahanım’ın hayatındaki en dikkat çekici ayrıntılardan biri, bu yoğun mücadelenin içerisinde üniversite eğitimi almaya karar vermesi. Alparslan Hoca’nın tutukluluğunun devam ettiği yıllarda üniversite sınavına giren Hocahanım, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünü kazandı. Böylece yıllardır sürdürdüğü ilmi çalışmaların yanına akademik bir eğitim de eklenmiş oldu. Ancak onun üniversite hayatı da diğer sorumluluklarından ayrı değildi. Dersler devam etti. Konferanslar devam etti. Hizmetler devam etti. Mücadele devam etti. Ve bütün bunların arasında üniversite eğitimi de sürdü. Yıllar sonra ise bu eğitim yolculuğu tamamlandı. “Konferanslar, Dersler, Hizmetler Arasında…” Semra Hocahanım, geçtiniz aylarda yaptığı paylaşımda üniversiteden mezun olduğunu duyurdu. Kendi ifadesiyle, “konferanslar, dersler, hizmetler arasında” eğitimini tamamladı ve artık bir siyaset bilimci olduğunu açıkladı. Bu mezuniyet, yalnızca bir diploma haberinden ibaret değildi. Çünkü yıllar önce, hayatının en yoğun dönemlerinden birinde başlayan üniversite yolculuğu; derslerin, konferansların, hizmetlerin ve mücadelenin arasında tamamlanmıştı. Bir tarafta yıllardır devam eden ilim çalışmaları… Bir tarafta Alparslan Hoca’nın özgürlüğü için verilen mücadele… Bir tarafta aile hayatı… Ve bütün bunların arasında tamamlanan bir üniversite. İlim ve Mücadele Birbirinden Hiç Ayrılmadı Semra Hocahanım’ın hayatında ilim ile mücadele birbirinden ayrı iki dönem olmadı. Bir tarafta tevhidi anlattı. Bir tarafta ders halkaları kurdu. Bir tarafta konferanslar verdi. Diğer tarafta haksızlık olarak gördüğü uygulamalara karşı sözünü söyledi. Alparslan Hoca’nın tutukluluk yıllarında da bu çizgi devam etti. İlimden vazgeçmeden mücadele etti, mücadele ederken de ilmi çalışmalarını bırakmadı.

Son Günlerde Gündeme Getirilen İddialar? Semra Hocahanım’ın son günlerde yeniden gündeme gelmesinin nedeni ise sosyal medyada dolaşıma sokulan bir video oldu. Görüntünün belirli bir bölümü üzerinden Hocahanım’ın rüyaları dinî delil kabul ettiği veya dinî meseleleri rüyalar üzerinden temellendirdiği yönünde iddialar ortaya atıldı. Bununla da yetinmeyen bazı trol sosyal medya hesapları, konuyu daha da çarpıtarak “anlatılan bu rüya sebebiyle kocasını Mehdi ilan etti” şeklinde ağır ve dayanaksız ithamlarda bulundu. Yıllardır çeşitli iddialarla hedef gösterilen Furkan Hareketi mensupları, Alparslan Hoca ve Semra Hocahanım’a yönelik bu tarz söylemler, bu kez de tutuklama sürecinin gerekçesi olarak öne sürülebilecek bir zemin oluşturma çabası olarak değerlendirildi. Ortada yeni bir suç unsuru ortaya koymak yerine, bağlamından koparılan bir görüntünün farklı yorumlarla servis edilmesi ve kamuoyunda olumsuz bir algı oluşturulmaya çalışılması dikkat çekti. Ancak Hocahanım, söz konusu görüntüyle ilgili yaptığı açıklamada bunun bayanlar arasında gerçekleştirilen özel bir sohbetten izinsiz şekilde kaydedildiğini ve bağlamından koparılarak paylaşıldığını belirtti. Ayrıca rüyanın İslam’da şer’î bir delil olmadığını açıkça ifade etti. Dolayısıyla tartışmanın yalnızca kısa bir görüntü üzerinden yürütülmesi, Semra Hocahanım’ın yıllardır verdiği dersleri, yaptığı açıklamaları ve ilmî çalışmalarını bütünüyle ortaya koymuyor. Bir insanın yıllara yayılan ilmî birikimini birkaç dakikalık bir görüntü üzerinden tarif etmek, kaçınılmaz olarak eksik bir portre ortaya çıkarıyor. Sosyal medyada çarpıtılarak dolaşıma sokulan bu görüntü üzerinden yapılan ağır ithamlar ise gerçeği ortaya koymaktan ziyade kamuoyunda belirli bir algı oluşturma çabasını akıllara getiriyor.

Bugün ise ortada açıklanmış herhangi bir suç unsuru dahi bulunmuyorken, Semra Hocahanım’ın şafak vakti evine düzenlenen operasyonla hukuksuzca gözaltına alınması ve talimatla yürütülen bu süreçte evlatlarından, talebelerinden ve yıllardır emek verdiği ders halkalarından koparılması, başlı başına ağır bir mağduriyet ve zulüm olarak hafızalara kazınıyor.