Avrupa’nın Ortasında Bir Soykırım: Srebrenitsa Katliamı

Avrupa'nın göbeğinde yaşanan insanlık dramı Srebrenitsa Soykırımı nedir ve ne zaman oldu? 11 Temmuz 1995'te BM'nin "güvenli bölgesinde" yaşanan katliamın perde arkası, 8 binden fazla Boşnak sivilin acı hikayesi, katliamın simgeleri olan Mavi Kelebekler ile Bosna Çiçeği'nin anlamı ve uluslararası mahkemelerin tarihi soykırım kararları haberimizde.

Eklenme Tarihi: 11 Tem 2026
6 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 11 Tem 2026
Avrupa’nın Ortasında Bir Soykırım: Srebrenitsa Katliamı

11 Temmuz 1995, modern Avrupa tarihinin en karanlık günlerinden biri olarak hafızalara kazındı. Bosna-Hersek'in doğusunda bulunan Srebrenitsa, Birleşmiş Milletler tarafından "güvenli bölge" ilan edilmiş olmasına rağmen binlerce Boşnak sivilin korunamadığı bir trajediye sahne oldu. Uluslararası mahkemeler tarafından soykırım olarak tanımlanan Srebrenitsa Soykırımı, yalnızca Bosna Savaşı'nın değil, II. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da yaşanan en ağır kitlesel katliamlardan biri olarak kabul edilmektedir.

Her yıl 11 Temmuz tarihinde dünyanın farklı ülkelerinde düzenlenen anma programları, hayatını kaybedenleri hatırlatırken Batı’nın kanlı yüzü ve soykırım geçmişi de yeniden hatırlanmalıdır.

Srebrenitsa Soykırımı nedir?

Srebrenitsa Soykırımı, Temmuz 1995'te Bosna Savaşı sırasında Bosnalı Sırp ordusunun Srebrenitsa'yı ele geçirmesinin ardından, çoğunluğu Boşnak erkek ve erkek çocuklarından oluşan 8 binden fazla kişinin sistematik şekilde şehit öldürülmesi olayıdır. Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Uluslararası Adalet Divanı, bu eylemleri uluslararası hukuka göre soykırım olarak değerlendirmiştir.

Bosna Savaşı ve Srebrenitsa'ya giden süreç

1992 yılında Bosna-Hersek'in bağımsızlığını ilan etmesinin ardından ülkede üç yılı aşkın sürecek kanlı bir savaş başladı. Savaş boyunca etnik temelli saldırılar, kuşatmalar, zorunlu göçler ve sivillere yönelik ağır ihlaller yaşandı.

Doğu Bosna'da bulunan Srebrenitsa, çatışmalardan kaçan binlerce Boşnak’ın sığındığı bir yer hâline geldi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 1993 yılında Srebrenitsa'yı "güvenli bölge" ilan etti ve bölgeye BM Barış Gücü askerleri konuşlandırıldı. Ancak güvenli bölge statüsü, beklenen korumayı sağlayamadı.

11 Temmuz 1995'te ne oldu?

11 Temmuz 1995'te Bosnalı Sırp güçleri, General Ratko Mladić komutasında Srebrenitsa'ya girdi, adeta bir “temizleme” operasyonu gerçekleştirdi. Binlerce sivil, Potočari'deki Birleşmiş Milletler üssüne sığınmaya çalıştı.

Kadınlar, çocuklar ve yaşlılar bölgeden çıkarılırken; erkekler ve erkek çocukları ailelerinden ayrıldı. Sonraki günlerde farklı noktalarda toplu infazlar gerçekleştirildi. Kurbanlar daha sonra toplu mezarlara gömüldü. Delillerin gizlenmesi amacıyla birçok toplu mezarın yeri değiştirildi ve cesetler farklı bölgelere taşındı.

Yıllar süren adli çalışmalar sonucunda DNA analizleriyle binlerce kurbanın kimliği tespit edildi. Hâlen kayıp olduğu düşünülen kişilerin bulunmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir. Her yıl 11 Temmuz'da düzenlenen anma törenlerinde yeni kimliği tespit edilen kurbanlar toprağa verilir. Dünyanın birçok ülkesinden devlet temsilcileri, insan hakları kuruluşları ve binlerce kişi bu törenlere katılarak hayatını kaybedenleri anmaktadır. Bu yıl da soykırımın üzerinden 31 yıl geçmesine rağmen parçasına ulaşılan 10 kişi 11 Temmuz’da törenle defnedilecek.

Ölüm Yürüyüşü

Srebrenitsa’nın Ratko Mladiç’in birliklerince 11 Temmuz 1995 günü işgal edilmesi üzerine katliamdan kaçmaya çalışan bazı Müslümanların orman yolunu kullanarak Tuzla şehrine ulaşmak üzere yaptıkları üç günlük yolculuk, bugün de binlerce kişinin katılımıyla canlandırılmaktadır. O gün bu “ölüm yürüyüşüne” çıkan 15.000 Müslüman’dan yalnızca 5.000’i Sırp bombardımanını ve zorlu yolculuğu atlatabilerek sağ salim kurtulabilmiştir.

Bugün Marš Mira (Barış Yürüyüşü) adı verilen ve 110 kilometreyi bulan bu sembolik yürüyüş, yolda hayatını kaybeden ve Srebrenitsa’da katledilen kurbanları anmak üzere gerçekleştirilen anlamlı bir etkinliktir.

Srebrenitsa'da kaç kişi hayatını kaybetti?

Uluslararası kurumlar ve Bosna'daki resmî kayıtlar doğrultusunda 8 binden fazla Boşnak erkek ve erkek çocuğunun öldürüldüğü kabul edilmektedir. Kimlik tespit çalışmaları ilerledikçe kesinleşen kurban sayısı güncellenmiş, bugüne kadar binlerce kişinin naaşı bulunarak Potočari Anıt Mezarlığı'nda defnedilmiştir. Srebrenitsa Soykırımı, Avrupa'da II. Dünya Savaşı'ndan sonra yaşanan en büyük kitlesel insanlık suçlarından biri olarak kabul edilmektedir.

Birleşmiş Milletler neden katliamı engelleyemedi?

Srebrenitsa'nın "güvenli bölge" ilan edilmesine rağmen katliamın önlenememesi, uluslararası toplumun en çok tartışılan başarısızlıklarından biri olarak değerlendirilmektedir.

Bölgede görev yapan Hollandalı BM Barış Gücü askerleri, sayıca ve askerî imkân bakımından yetersiz kaldı. Hava desteğinin gecikmesi ve uluslararası karar alma süreçlerindeki aksaklıklar nedeniyle siviller etkin biçimde korunamadı. Sonraki yıllarda Birleşmiş Milletler de yayımladığı raporlarda yaşananların ciddi bir başarısızlık olduğunu kabul etti.

Srebrenitsa neden "soykırım" olarak kabul edildi?

Uluslararası hukukta bir olayın soykırım olarak nitelendirilebilmesi için belirli bir ulusal, etnik, ırksal veya dinî grubun tamamen ya da kısmen yok edilmesi kastının bulunması gerekir.

Uluslararası Eski Yugoslavya Ceza Mahkemesi, birçok kararında Srebrenitsa'daki suçların bu tanıma uyduğunu hükme bağladı. Daha sonra Uluslararası Adalet Divanı da Srebrenitsa'da yaşananların soykırım niteliğinde olduğuna karar verdi. Bu kararlar, Srebrenitsa Soykırımı'nın uluslararası hukuk bakımından resmî olarak tanınmasını sağlamıştır.

Srebrenitsa Soykırımı neden unutulmamalıdır?

Srebrenitsa Soykırımı yalnızca Bosna-Hersek'in değil, tüm insanlığın ortak hafızasında yer alan acı bir olaydır. Savaş dönemlerinde nefret söyleminin, etnik ayrımcılığın ve sivillere yönelik sistematik şiddetin nelere yol açabileceğini göstermesi bakımından tarihî bir uyarı niteliği taşımaktadır.

Geçmişte yaşanan insan hakları ihlallerini doğru biçimde hatırlamak; mağdurların anısını yaşatmanın yanı sıra benzer suçların tekrarını önlemeye yönelik uluslararası çabalara da katkı sağlar.

Nitekim Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nin savaş dönemindeki cumhurbaşkanı ve Boşnakların siyasi lideri olan Aliya İzzetbegoviç’in de şu sözleri tarihe geçmiştir:

“Ne yaparsanız yapın soykırımı unutmayın çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.”

Srebrenitsa'nın Sessiz Tanıkları: Mavi Kelebekler

Srebrenitsa Soykırımı'nın ardından bölgede uzun yıllar boyunca kayıp kişilerin bulunmasına yönelik çalışmalar yürütüldü. Bu süreçte dikkat çeken ayrıntılardan biri, daha önce görülmeyen yoğunlukta mavi kelebeklerin bazı bölgelerde toplanmasıydı.

Uzmanlar, toplu mezarların bulunduğu alanlarda zamanla değişen bitki örtüsünün belirli kelebek türlerini cezbettiğini ifade etmektedir. Araştırma ekipleri de bu gözlemlerden yararlanarak bazı toplu mezarların yerini tespit edebilmiştir.

Bu nedenle mavi kelebekler, zamanla Srebrenitsa'da kaybedilen binlerce insanın sessiz tanıkları olarak görülmeye başlandı. Bugün şiirlerde, belgesellerde ve anma etkinliklerinde mavi kelebek; kayıpları, hakikatin ortaya çıkışını ve unutulmaması gereken acıları simgeleyen güçlü bir sembol olarak kullanılmaktadır.

Bosna Çiçeği'nin Anlamı Nedir?

Srebrenitsa Soykırımı'nın en bilinen sembollerinden biri de Bosna Çiçeği, diğer adıyla Srebrenitsa Çiçeğidir.

Beyaz renkte örülen bu çiçek, soykırımda hayatını kaybeden masum sivilleri ve barış özlemini temsil eder. Çiçeğin on bir yaprağı, soykırımın başladığı tarih olan 11 Temmuz'u simgeler. Ortasındaki yeşil daire ise umudu, yaşamı ve yeniden filizlenmeyi ifade eder.

Bosna Çiçeği, 2000'li yılların başında Srebrenitsalı annelerin girişimleriyle bir anma sembolü olarak yaygınlaşmıştır. Bugün her yıl 11 Temmuz'da Bosna-Hersek'te düzenlenen anma törenlerinde, dünyanın birçok ülkesinde gerçekleştirilen etkinliklerde ve insan hakları programlarında binlerce kişi bu çiçeği yakasına takarak hayatını kaybedenleri saygıyla anmaktadır.

Mahkeme Soykırımı Cezalandırdı

Lahey'deki Birleşmiş Milletler Mahkemesi, Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY), aralarında Mladiç ve Bosnalı Sırp lider Radovan Karadziç'in de bulunduğu yaklaşık 50 Bosnalı Sırbı, Srebrenitsa'da işledikleri savaş suçları nedeniyle mahkûm etti. Mladiç ve Karadziç'e soykırım suçundan müebbet hapis cezası verildi. Duruşmada katliamın önemli ölçüde planlandığına dair kanıtlar sunuldu.

ICTY Başkanı Yargıç Alphons Orie, 2017 yılında Mladiç'i ömür boyu hapis cezasına çarptırmadan önce "İşlenen suçlar insanlığın tanık olduğu en iğrenç suçlar arasında yer alıyor" dedi.

Mahkeme, hayatta kalan tanıkların ve öldürülenlerin yakınlarının dehşet verici ifadelerini dinledi. Bazı erkeklerin diri diri gömüldüğü, bazı yetişkinlerin çocuklarının öldürülmesini izlemek zorunda bırakıldığı anlatıldı.

Sık Sorulan Sorular

Srebrenitsa Soykırımı ne zaman gerçekleşti?

Srebrenitsa Soykırımı, 11 Temmuz 1995'te başlayan süreçte Bosna Savaşı sırasında yaşandı.

Srebrenitsa'da kaç kişi öldürüldü?

Uluslararası kabul gören verilere göre 8 binden fazla Boşnak erkek ve erkek çocuğu öldürüldü.

Srebrenitsa neden soykırım olarak kabul ediliyor?

Uluslararası mahkemeler, belirli bir etnik grubun kısmen yok edilmesine yönelik kasıt bulunduğu sonucuna vardıkları için yaşananları soykırım olarak nitelendirdi.

Srebrenitsa bugün hangi ülkededir?

Srebrenitsa, günümüzde Bosna-Hersek sınırları içerisinde yer almaktadır.