Fransa, gençlerin teknoloji ve sosyal medya kullanımına yönelik kapsamlı düzenlemeler için düğmeye bastı. Hükümet, uzun süredir ilk ve ortaokullarda uygulanan cep telefonu yasağını liselere de genişletmeyi hedefliyor.
Fransa Eğitim Bakanı Edouard Geffray, katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamada, öğrencilerin okul ortamında dijital cihazlardan uzak kalmasının eğitim başarısı ve dikkat gelişimi açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Geffray, yeni eğitim öğretim yılından itibaren liselerde de cep telefonu kullanımının yasaklanmasını planladıklarını ifade ederek, bu uygulamanın gençlerin akademik ve sosyal gelişimi açısından gerekli olduğunu vurguladı.
Fransa'da cep telefonu kullanımıyla ilgili ilk düzenleme 2018 yılında yürürlüğe girmiş ve ilkokul ile ortaokullarda öğrencilerin telefon kullanması büyük ölçüde sınırlandırılmıştı. Hükümet şimdi aynı uygulamayı lise öğrencileri için de hayata geçirmeyi değerlendiriyor.
Öte yandan Paris yönetimi, çocukların sosyal medya kullanımına yönelik yeni bir yasal düzenleme üzerinde de çalışıyor. Meclis ve Senato tarafından ayrı ayrı kabul edilen tasarıların ortak metinde birleştirilmesinin ardından, 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını sınırlandıracak düzenlemenin yaz aylarında yasalaşması bekleniyor.
Fransız yetkililer, özellikle son yıllarda gençler arasında artan ekran süresi, dikkat dağınıklığı, siber zorbalık ve dijital bağımlılık gibi sorunların bu kararların alınmasında etkili olduğunu belirtiyor.
Sosyal medya kullanımına yaş sınırı getirilmesi konusu yalnızca Fransa'nın değil, birçok ülkenin gündeminde yer alıyor. İngiltere hükümeti de 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımına yönelik yeni düzenlemeleri önümüzdeki yıl yürürlüğe koymayı planladığını açıklamıştı. Benzer şekilde Avustralya da 16 yaş altı kullanıcıların sosyal medya platformlarına erişimini sınırlandıran düzenlemeleri hayata geçiren ülkeler arasında yer alıyor.
Uzmanlar, Avrupa genelinde yaygınlaşan bu adımların, çocukların ve gençlerin dijital dünyayla ilişkisini yeniden şekillendirebileceğini değerlendirirken, eğitim sistemlerinde teknoloji kullanımına ilişkin yeni tartışmaların da önünü açacağını belirtiyor.