Diyanet Akademisi Başkanı Enver Osman Kaan'ın Sincan açıklamaları tartışma yarattı: Uygur politikaları üzerinden tepkiler büyüyor

Diyanet Akademisi Başkanı Doç. Dr. Enver Osman Kaan'ın Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi ziyareti sırasında yaptığı açıklamalar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Kaan'ın bölgeyi "güvenli, gelişmiş ve istikrarlı" olarak nitelendirmesi eleştirilere neden olurken, akademisyenler açıklamaların Çin yönetiminin söylemleriyle örtüştüğünü savundu. Tepkiler sonrası Kaan ise diplomatik bir dil kullandığını belirterek kendisini savundu.

Eklenme Tarihi: 05 Ağu 2026
2 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 05 Ağu 2026
Diyanet Akademisi Başkanı Enver Osman Kaan'ın Sincan açıklamaları tartışma yarattı: Uygur politikaları üzerinden tepkiler büyüyor

Diyanet Akademisi Başkanı Enver Osman Kaan'ın Sincan açıklamaları tartışma yarattı

Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı Diyanet Akademisi Başkanı Doç. Dr. Enver Osman Kaan'ın Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ne gerçekleştirdiği ziyaret sırasında yaptığı değerlendirmeler kamuoyunda geniş tartışmalara neden oldu. Çin devlet medyasına konuşan Kaan'ın bölgeyi "gelişmiş, güvenli ve istikrarlı" olarak tanımlaması, akademisyenler ve kamuoyunun bir bölümünden sert eleştiriler aldı.

Sincan ziyaretinde dikkat çeken açıklamalar

Çin devlet medyasında yayımlanan röportajda Enver Osman Kaan, Sincan'a ilk kez geldiğini belirterek daha önce bölgeye ilişkin edindiği bilgilerin sınırlı ve önyargılı olduğunu ifade etti.

Kaan, ziyaret sırasında gördüğü şehirleşme, ulaşım altyapısı ve belediye hizmetlerinden etkilendiğini belirterek, bölgede modern yaşam standartlarının bulunduğunu söyledi. Ayrıca farklı etnik ve dini grupların bir arada yaşamasını "umut verici" olarak değerlendirdi.

Bölgedeki güvenlik ve istikrarın önemine vurgu yapan Kaan, toplumlar arasındaki etnik ve dini çatışmaların kabul edilemeyeceğini dile getirdi.

Batı medyasına ilişkin değerlendirme yaptı

Röportaj sırasında Batı medyasının Sincan'a ilişkin haberleri de gündeme geldi. Kaan, ülkeler hakkında sağlıklı değerlendirme yapılabilmesi için yerinde gözlem yapılmasının önemli olduğunu belirterek toplumlar arasındaki temasın artırılmasının dünya barışına katkı sağlayacağını ifade etti.

Açıklamalarında bölgenin kültürel yapısı, misafirperverliği ve ekonomik gelişmişliğine değinen Kaan, uluslararası raporlarda yer alan insan hakları ihlallerine ilişkin iddialara ise değinmedi.

Akademisyenlerden sert eleştiriler

Kaan'ın açıklamaları özellikle sosyal medya ve akademi çevrelerinde eleştirilerin odağı oldu.

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Maraş, Diyanet Akademisi Başkanının ifadelerinin Çin yönetiminin tanıtımına katkı sağladığını öne sürerek sert eleştirilerde bulundu.

Prof. Dr. Abdürreşit C. Karluk ise röportajın Türkçe metnini incelediğini belirterek, açıklamaların Çin Komünist Partisi'nin resmi söylemleriyle benzerlik taşıdığını savundu.

Birleşmiş Milletler raporları ne diyor?

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin 2022 yılında yayımladığı değerlendirmede, Sincan'da Uygurlar ve diğer Müslüman topluluklara yönelik keyfi gözaltılar ile bazı uygulamaların uluslararası hukuk açısından ciddi insan hakları ihlali iddiaları içerdiği belirtilmişti. Raporda, bazı uygulamaların insanlığa karşı suç kapsamına girebileceği değerlendirilmişti.

Çin yönetimi ise söz konusu iddiaları reddederek bölgedeki uygulamaların terörle mücadele, güvenlik ve ekonomik kalkınma amacı taşıdığını savunuyor.

Enver Osman Kaan'dan eleştirilere yanıt

Gelen tepkilerin ardından açıklama yapan Enver Osman Kaan, Çin'deki resmi temasları sırasında başörtüsü, camilerde Kur'an bulunması, ezan uygulaması ve gençlerin ibadethanelere erişimi gibi konuları yetkililere yönelttiğini ifade etti. Çin devlet medyasına verdiği röportajda diplomatik bir dil tercih ettiğini belirten Kaan, açıklamalarının devlet temsilcisi kimliğiyle yapıldığını söyledi. Farklı kültürlerin birlikte yaşamasına yönelik ifadelerinin ise Çin yönetimine dış dünyaya daha açık olunması yönünde dolaylı bir mesaj içerdiğini savundu.

Kaan ayrıca, "Doğu Türkistan ata yurdumuzdur, kırmızı çizgimizdir." ifadelerini kullanarak bölgeye ilişkin hassasiyetini koruduğunu dile getirdi.