Çin, Japon şirketlerini ihracat kontrol listesine ekledi

Çin, Japonya ile artan siyasi ve askeri gerilim kapsamında ihracat kontrol listesini genişleterek çok sayıda Japon savunma ve teknoloji şirketine yeni kısıtlamalar getirdi. Karar, iki ülke arasındaki diplomatik tansiyonu daha da yükseltti.

Eklenme Tarihi: 29 Haz 2026
2 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 29 Haz 2026
Çin, Japon şirketlerini ihracat kontrol listesine ekledi

Çin, Japonya ile derinleşen siyasi ve güvenlik gerilimi kapsamında ihracat kontrol listesini genişleterek çok sayıda Japon şirketi ve araştırma kuruluşuna yönelik yeni kısıtlamalar uygulamaya başladı. Pekin yönetimi, kararın Japonya'nın son dönemde hız kazanan savunma politikalarına karşı alındığını açıkladı.

Çin Ticaret Bakanlığı'nın duyurduğu yeni düzenleme kapsamında, hem sivil hem de askeri amaçlarla kullanılabilen "çift kullanımlı" ürünlerin listedeki Japon şirketlerine ihracatı yasaklandı. Ayrıca Çin menşeli bu ürünlerin yabancı kişi ve kuruluşlar tarafından söz konusu şirketlere satılması da engellendi.

Savunma ve teknoloji şirketleri listede

İhracat kontrol listesine eklenen kuruluşlar arasında Mitsubishi Electric ve Mitsubishi Heavy Industries'in iştiraklerinin yanı sıra Japon hükümetine bağlı bazı araştırma kurumları da bulunuyor. Bunlardan biri olan Ulusal Savunma Araştırmaları Enstitüsü de yeni yaptırımlardan etkilenecek kuruluşlar arasında yer aldı.

Bunun yanında Çin Ticaret Bakanlığı, 20 Japon şirketi ve kuruluşunu da özel izleme listesine aldı. Bu kapsamda Fujitsu, Mitsui E&S, Hitachi, Komatsu ve Terra Drone'un bazı iştirakleri, çift kullanımlı teknolojilerle ilgili işlemler açısından daha sıkı denetime tabi tutulacak.

Pekin: Japonya yeniden silahlanmayı hızlandırıyor

Çin Ticaret Bakanlığı yaptığı açıklamada, Japonya'nın "yeni tür militarizmi" hızlandırdığını öne sürerek yeniden silahlanma sürecini eleştirdi. Açıklamada, Tokyo yönetiminin saldırı silahları konuşlandırdığı ve denizaşırı bölgelere füze sistemleri yerleştirdiği iddia edildi.

Pekin yönetimi, son dönemde Japonya'nın savunma alanındaki adımlarının bölgesel güvenliği olumsuz etkilediğini savunuyor.

Tayvan açıklamaları gerilimi artırdı

İki ülke arasındaki tansiyonun yükselmesinde, Japonya Başbakanı Sanae Takaichi'nin geçtiğimiz yıl yaptığı Tayvan açıklamaları da etkili oldu. Takaichi, Çin'in Tayvan'a yönelik olası bir askeri müdahalesi durumunda Japonya'nın bölgesel çatışmaya dahil olabileceğini ifade etmişti.

Çin yönetimi ise bu açıklamaları sert şekilde eleştirerek Japon hükümetini pasifist anayasa ilkelerinden uzaklaşmak ve saldırgan savunma politikaları izlemekle suçladı.

Takaichi ise Japonya'nın İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en zorlu güvenlik ortamıyla karşı karşıya olduğunu belirterek açıklamalarının arkasında durdu.

Deniz yetki alanı tartışmaları sürüyor

Öte yandan Japonya Kabine Baş Sekreteri Kihara Minoru da Çin Sahil Güvenlik gemilerinin Tayvan'ın doğusundaki Japon münhasır ekonomik bölgesinde faaliyet gösterdiğini öne sürdü. Kihara, Çin'in söz konusu sularda tek taraflı hak iddiasında bulunduğunu belirterek Tokyo yönetiminin diplomatik kanallar aracılığıyla Pekin'e defalarca protesto ilettiğini açıkladı.

Son adımlarla birlikte Çin ile Japonya arasındaki ekonomik ve güvenlik eksenli gerilimin önümüzdeki dönemde daha da tırmanabileceği değerlendiriliyor.