Dünya ticaretinin ağırlık merkezinin hızla Doğu'ya kaydığı bir dönemde, Batı'nın ekonomik yaptırım ve kuşatma politikalarını fiilen çökertecek dev bir lojistik hamlesi daha hayata geçiriliyor. Asya'nın üç kritik ülkesi İran, Afganistan ve Çin'i karadan birbirine kenetleyecek tarihi demiryolu koridoru projesinin inşaat aşamasına geçildiği duyuruldu.
Projenin Kalbi: 557 Kilometrelik Herat - Mezar-ı Şerif Hattı Yeni ticaret koridorunun en kritik halkasını oluşturan bölüm, Afganistan sınırları içerisinde yer alıyor. Toplam uzunluğu 557 kilometre olan Herat ile Mezar-ı Şerif kentleri arasındaki demiryolu hattının yapımını, alanında uzman İranlı şirketler üstlendi. Bu hattın tamamlanmasıyla birlikte bölgesel kargo ve yolcu taşımacılığında yeni bir dönem başlayacak.
Alternatif Finansman Modeli: Afgan Madenleri Devrede Projenin en dikkat çekici yanlarından biri de Batılı finans kuruluşlarına (IMF, Dünya Bankası vb.) veya dolar sistemine ihtiyaç duyulmadan geliştirilen yerel finansman modeli oldu. Dev demiryolu projesinin tüm maliyetinin, Afganistan'ın sahip olduğu zengin maden kaynaklarından elde edilecek gelirlerle karşılanacağı açıklandı. Bu model, bölge ülkelerinin kendi kaynaklarıyla dev altyapı yatırımlarını gerçekleştirebileceğinin de bir kanıtı niteliğinde.
Alternatif Finansman Modeli: Afgan Madenleri Devrede Projenin en dikkat çekici yanlarından biri de Batılı finans kuruluşlarına (IMF, Dünya Bankası vb.) veya dolar sistemine ihtiyaç duyulmadan geliştirilen yerel finansman modeli oldu. Dev demiryolu projesinin tüm maliyetinin, Afganistan'ın sahip olduğu zengin maden kaynaklarından elde edilecek gelirlerle karşılanacağı açıklandı. Bu model, bölge ülkelerinin kendi kaynaklarıyla dev altyapı yatırımlarını gerçekleştirebileceğinin de bir kanıtı niteliğinde.
Lojistikte Devrim: 'Ray Açıklığı' Engeli Kalkıyor İnşa edilecek olan bu koridor, sadece ülkeleri birbirine bağlamakla kalmıyor, aynı zamanda lojistik bir devrime imza atıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte: İran'dan yola çıkan bir yük treni, sınır geçişlerinde vagon veya ray tekerlek açıklığını (hat genişliğini) değiştirmek zorunda kalmayacak.
Bu teknik uyumluluk sayesinde mallar, hiçbir zaman kaybına uğramadan Çin'in içlerine kadar doğrudan ve kesintisiz bir şekilde ulaşabilecek. İthalat ve ihracat süreleri ile nakliye maliyetlerinde çok ciddi bir düşüş yaşanacak.