Doğu Türkistan’da Ramazan: Çin'in Baskı ve Zulüm Politikaları Gölgesinde İbadet Yasağı

Doğu Türkistan’da Ramazan ayı, dini bir ibadet dönemi olmaktan çok, Çin tarafından ağır güvenlik uygulamaları ve yasaklarla anılan bir sürece dönüşmüş durumda. Uluslararası insan hakları raporlarına ve diasporadaki Uygur Türklerinin aktardıklarına göre, bölgede yaşayan Müslümanlar Ramazan boyunca ciddi kısıtlamalarla karşı karşıya kalıyor.

Eklenme Tarihi: 19 Şub 2026
1 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 19 Şub 2026
Doğu Türkistan’da Ramazan: Çin'in Baskı ve Zulüm Politikaları Gölgesinde İbadet Yasağı

Oruç, İftar ve Teravih Namazı Yasak

Bölgede kamu çalışanları, öğrenciler ve bazı sektörlerde çalışan işçiler için oruç tutmanın fiilen yasaklandığı ifade ediliyor. Restoranların gündüz saatlerinde açık tutulması zorunlu kılınırken, toplu iftar organizasyonlarına ve camilerde teravih namazlarına izin verilmediği belirtiliyor.

Ramazan ayına özgü dini faaliyetler “aşırılık” kapsamında değerlendirilerek denetim altına alınıyor.

Yurt Dışındaki Akrabalarla İrtibat Engelleniyor

Yurt dışında yaşayan Uygur Türkleriyle telefon, mesajlaşma veya sosyal medya üzerinden iletişim kurmak ciddi riskler barındırıyor. Özellikle Türkiye başta olmak üzere farklı ülkelerde bulunan akrabalarla bağlantı kuran kişilerin sorgulandığı ve baskıya maruz kaldığı iddiaları gündemde.

Oruç Engellemek İçin Zorunlu Çalıştırma

İnsan hakları kuruluşları, Ramazan döneminde ibadetlerin önüne geçmek amacıyla çalışma saatlerinin artırıldığını ve “köle işçi” olarak tanımlanan zorunlu iş gücü uygulamalarının yaygınlaştırıldığını belirtiyor.

Bu uygulamalar, Çin'in ''mesleki eğitim'' adı altında yürüttüğü pollitikasıdır.

Sakal ve Tesettür Yasağı

Erkeklerin sakal uzatması, kadınların ise İslami tesettüre uygun giyinmesi “radikalizm” göstergesi olarak değerlendirilebiliyor. Bu nedenle sakal, başörtüsü ve dini semboller üzerindeki baskının Ramazan ayında daha da arttığı ifade ediliyor.