Dünya Anneler Günü'nü kutlarken Gazze'de annelerin yas ve hasreti eksik olmuyor

Dünya Anneler Günü’nü kutlarken, Gazze Şeridi’ndeki Filistinli anneler yaşadıkları kayıpların ve belirsizliğin gölgesinde bir gün daha geçirdi. İşgalci İsrail saldırılarında çocuklarını şehit veren anneler yas tutarken, birçoğu da iki yılı aşkın süredir çocuklarından haber alamamanın acısını yaşıyor.

Eklenme Tarihi: 11 May 2026
2 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 11 May 2026
Dünya Anneler Günü'nü kutlarken Gazze'de annelerin yas ve hasreti eksik olmuyor

Dünyanın birçok ülkesinde çiçekler, hediyeler ve şükranlarla dolu bir gün olarak kutlanan Anneler Günü, Gazze Şeridi’nde bambaşka bir manzaraya sahne oldu. İşgalci İsrail’in iki yılı aşkın süredir devam eden saldırıları, bu özel günü anneler için yas, hasret ve belirsizlik gününe çevirdi.

UN Women verilerine göre, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de 22 binden fazla kadın hayatını kaybetti. On binlerce anne, eşini kaybetti ve çocuklarının hem annesi hem babası olmak zorunda kaldı.

Ya çocuğum şehit oldu ya da esir?

En derin acılardan biri de kayıp çocukların akıbetini bilmemek. Han Yunus’taki bir çadır kentte yaşayan anne Vidad en-Neccar, altı kızından sonra dünyaya gelen tek oğlundan savaşın ilk aylarında haber alamadığını söylüyor:

"Tek istediğim onun akıbetini öğrenmek. Şehit mi oldu yoksa İsrail hapishanelerinde mi, bilmiyorum. Sadece bana nerede olduğunu söylemelerini istiyorum”

Neccar, oğlunun “hayatının anlamı” olduğunu söyleyerek, “O olmadan yaşayamam, o benim nefes aldığım havadır” diyor .

“Bir anne hem yas tutuyor hem de diğer çocuğunun endişesini yaşıyor”

Bir başka Han Yunus kampında yaşayan Hude el-Medenî ise iki oğlunun acısını birden taşıyor. Oğlu İbrahim, işgalci İsrail saldırılarında şehit olurken, diğer oğlu Ahmed ise iki yılı aşkın süredir işgalci İsrail hapishanelerinde tutuluyor. Ahmed, hapse girdikten sonra doğan oğlunu henüz göremedi.

El-Medenî, “Kalbimiz paramparça ve ondan gelecek bir haberi bekliyoruz” diyerek yaşadığı çaresizliği dile getiriyor.

“Leblebim yoktu ki ona ikram edeyim”

Çocuklarını kaybedenler kadar, çocuklarına kucak açamayan, onlara hediye alamayan anneler de var. Gazze Şehri’ndeki bir çadırda yaşayan Ümmü Rami Davvas, üç oğlunu kaybettiğini, iki oğlunun cenazesinin hâlâ işgalci İsrail makamlarında olduğunu anlatıyor ve bir leblebim yoktu ki onlara ikram edeyim diyerek içini döküyor.