Hüseyin Çelik’ten İktidara Ağır Eleştiriler: 28 Şubat'ın Diktacı Zihniyeti Bugün Cemaat Operasyonlarıyla Diriltiliyor!

AK Parti kurucularından ve eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, yayınladığı son makalesinde, Süleymancılar ve Furkan Hareketi Lideri Alpaslan Kuytul Hoca ile Furkan Hareketi Mensuplarına yönelik yürütülen son operasyonları sert bir dille eleştirdi. Çelik; geçmişten günümüze uzanan tarihi süreçleri, devlet baskılarını ve Kemalist vesayet zihniyetini hatırlatarak, iktidarın bireysel hakları devlete feda eden, hukukun üstünlüğünü çiğneyen ve 28 Şubat zihniyetini aratmayan bir noktaya savrulduğunu belirtti.

Eklenme Tarihi: 03 Eyl 2026
2 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 03 Eyl 2026
Hüseyin Çelik’ten İktidara Ağır Eleştiriler: 28 Şubat'ın Diktacı Zihniyeti Bugün Cemaat Operasyonlarıyla Diriltiliyor!

"İstiklal Mahkemeleri’nin Bitiremediğini AK Parti’ye Bitirtmek İstiyorlar"

Hüseyin Çelik, Türkiye’deki tarikat ve cemaat yapılanmalarına yönelik toptancı ve imha edici yaklaşımın tarihsel arka planına dikkat çekti. Tek parti döneminden bu yana din eğitiminin yasaklandığını, medreselerin ve dergahların kapatıldığını, insanların gizli saklı din öğrenmek zorunda bırakıldığını hatırlatan Çelik, yasakçı zihniyetin hiçbir zaman başarılı olamadığını ifade etti.

Sol ve Kemalist anlayışın, geçmişte kendi İstiklal Mahkemeleri ile başaramadığı toplumsal ve dini imha sürecini bugün AK Parti iktidarı eliyle yaptırmak istediğini vurgulayan Çelik, şu uyarıda bulundu:

"Sol ve Kemalist zihniyet, kendi diktacı yönetimlerinin, engizisyon mahkemeleri gibi çalışan İstiklal Mahkemeleri'nin bitiremediği dinî grupların AK Parti iktidarı tarafından bitirilmesini istiyor. Doğu Perinçek ve onun gibiler bir şeyden hoşnutlarsa, bilin ki orada yanlış yoldasınız."

Alpaslan Kuytul Hoca ve Süleymancılar Operasyonu: "Mesele Hukuk Değil, Muhalif Olmaları!"

Hükümet yetkililerinin operasyonların kişilere yönelik olduğu yönündeki açıklamalarının kamuoyunda karşılık bulmadığını belirten Çelik, operasyonların zamanlamasına ve hedeflerine dikkat çekti. Alpaslan Kuytul Hoca ve Alihan Kuriş nezdinde yürütülen süreçlerin tamamen siyasi saiklerle ilerlediği algısının hakim olduğunu ifade eden Çelik, iktidara şu kritik soruları yöneltti:

"Şayet Süleymancılar'ın başında AK Parti’den milletvekilliği yapmış isimler bulunsaydı yine bu operasyon yapılır mıydı? Veya Alpaslan Kuytul sırılsıklam bir AK Parti müdafi olsaydı, aynı muameleye maruz kalır mıydı? Ya da Türkiye'deki onlarca tarikat veya cemaatin hangisi Vergi Usul Kanunu'na göre incelemeye tâbi tutulursa sınıfı geçebilir?"

"Toplu Suçlama Kur'an’a ve Hukuka Aykırıdır"

Bireysel suçların tüm bir cemaate veya camiaya mal edilmesinin hem insan haklarına hem de İslam hukukuna açıkça aykırı olduğunu belirten Çelik, Kur'an-ı Kerim’deki "Hiçbir günahkar başkasının günahını yüklenmez" ayetini ve evrensel hukuktaki "suçların kişiselliği" ilkesini hatırlattı. Bireylerin bir gruba, derneğe veya cemaate mensup olmasının tek başına suç sayılamayacağını vurgulayan Çelik, iktidara yakın medyanın bu insanları hakimlerden önce mahkum etme işgüzarlığına soyunduğunu belirtti.

"GÜÇ DENGESİ BOZULDU: İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN İLKESİ TERK EDİLDİ"

AK Parti’nin kuruluş yıllarındaki özgürlükçü ve çoğulcu programından uzaklaştığını kaydeden Çelik, Gezi sürecinden itibaren özgürlük-güvenlik dengesinin yitirildiğini ifade etti. Partinin devletleştiğini, devletin de partileştiğini savunan Çelik; masumiyet karinesinin ayaklar altına alındığını, henüz mahkumiyet kararı dahi olmadan şirketlere kayyım atanmasının ve mallara el konulmasının 187 yıl önceki Tanzimat Fermanı güvencelerinin bile gerisine düşüldüğünü gösterdiğini vurguladı.

Türkiye’nin Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 143 ülke arasında 118. sıraya kadar gerilediğini, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının tanınmadığını hatırlatan Çelik, iktidarı Mevlana’nın dostluk tasviriyle uyararak "Aynadaki görüntünüz sempatik değilse, aynayı tutana kızmak yerine saçınızı başınızı düzeltin" çağrısında bulundu.