YÖK Genel Sekreterliği tarafından gönderilen yazıda, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmalarda birçok öğrencinin, suç teşkil eden fiillerin hukuki ve cezai sonuçlarını yeterince öngöremeden, çoğu zaman iyi niyetle ya da kısa vadeli kazanç vaadiyle üçüncü kişiler adına banka hesaplarını kullandığına dikkat çekildi. Bu durumun öğrencileri ciddi mağduriyetlerle karşı karşıya bıraktığı vurgulandı.
Açıklamada, IBAN dolandırıcılığının yalnızca adli bir mesele olmadığı, aynı zamanda üniversite gençliğinin korunmasına yönelik önemli bir toplumsal risk alanı haline geldiği ifade edildi. Bu nedenle önleyici ve eğitici tedbirlerin büyük önem taşıdığı belirtildi.
Kurumsal İş Birliği Vurgusu
YÖK, Cumhuriyet Başsavcılıkları ile üniversiteler arasında kurumsal iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Gençlerin cezai süreçlere dahil olmadan önce bilinçlendirilmesini amaçlayan farkındalık çalışmalarının; sahaya dayalı, sade ve doğrudan bir dille yapılmasının etkinliği artırdığı kaydedildi.
Üniversitelerin, öğrencilerin hukuki risklere karşı korunması ve güvenli bir eğitim ortamının sürdürülmesi konusunda aktif bir paydaş olması gerektiği ifade edildi. Bu kapsamda, gönüllülük esasına dayalı seminerler, bilgilendirme toplantıları ve farkındalık artırıcı etkinliklerin hayata geçirilmesinin planlandığı bildirildi.
YÖK, üniversitelerden bu çalışmalara gerekli desteğin verilmesini, ilgili akademik ve idari birimlerin bilgilendirilmesini ve uygun görülen hallerde iş birliği yapılmasını talep etti.