İran-ABD Mutabakatında Kritik Sorular: 300 Milyar Dolar Nereden Gelecek , Hürmüz Boğazı Açılacak Mı ?

İran ile ABD arasında varıldığı öne sürülen mutabakat taslağı, yaptırımların kaldırılmasından milyarlarca dolarlık ekonomik destek planına kadar dikkat çekici maddeler içeriyor. Ancak Lübnan'daki işgalin geleceği, Hürmüz Boğazı'nın statüsü ve İran için konuşulan 300 milyar dolarlık fonun kaynağı gibi kritik başlıklar hâlâ netlik kazanmış değil.

Eklenme Tarihi: 17 Haz 2026
2 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 17 Haz 2026
İran-ABD Mutabakatında Kritik Sorular: 300 Milyar Dolar Nereden Gelecek, İsrail Lübnan'dan Çekilecek mi?

İran ile ABD arasında üzerinde uzlaşı sağlandığı öne sürülen mutabakat taslağı, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Taslak metinde İran'a yönelik yaptırımların kaldırılması, dondurulan varlıkların serbest bırakılması ve ekonomik normalleşmenin önünün açılması gibi önemli maddeler yer alırken, bazı kritik konuların belirsiz bırakılması dikkat çekiyor.

Sızdırılan taslağa göre Washington yönetimi, nihai anlaşma kapsamında İran'a uygulanan birincil ve ikincil yaptırımların kaldırılmasını kabul ediyor. Ayrıca İran petrolü ve petrokimya ürünlerine yönelik kısıtlamaların kaldırılmasıyla birlikte Tahran'ın uluslararası enerji piyasalarına yeniden güçlü şekilde dönmesinin önü açılıyor.

Taslağın en dikkat çekici maddelerinden biri ise İran'ın ekonomik kalkınması ve savaş sonrası yeniden yapılanması için en az 300 milyar dolarlık bir finansman planının oluşturulması. Ancak söz konusu kaynağın kim tarafından karşılanacağına dair herhangi bir ayrıntı bulunmuyor.

Fonun ABD bütçesinden mi, Körfez ülkelerinden mi yoksa uluslararası kuruluşlar aracılığıyla mı sağlanacağı belirsizliğini korurken, Katar'dan yapılan açıklamalarda da bu kapsamda herhangi bir mali taahhütte bulunulmadığı ifade edildi. Ayrıca bu desteğin hibe, kredi ya da yatırım şeklinde mi sunulacağı da netleşmiş değil.

Taslak metin, İran'ın nükleer silah üretmeyeceği yönündeki taahhüdünü yinelerken, uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin tamamen sona erdirilmesini öngören herhangi bir hüküm içermiyor. Bunun yerine tarafların nihai anlaşmaya kadar mevcut durumu koruması ve karşılıklı yeni adımlar atmaması öngörülüyor.

Mutabakatta yer alan bir diğer önemli başlık ise Hürmüz Boğazı. Taslağa göre İran, boğazdaki ticari gemi trafiğinin yeniden normal seviyelere dönmesini sağlayacak. Ancak Hürmüz'ün gelecekteki hukuki ve güvenlik statüsüne ilişkin ayrıntılar metinde yer almıyor.

ABD'nin bölgedeki askeri varlığı konusunda da benzer bir belirsizlik söz konusu. Taslakta Washington yönetiminin nihai anlaşmanın ardından bölgedeki güçlerini geri çekeceği belirtiliyor ancak hangi üslerin, hangi birliklerin ve hangi coğrafi alanların bu çekilme kapsamında olduğu açıklanmıyor.

Tarafların 60 gün içerisinde nihai anlaşmayı tamamlamayı hedeflediği belirtilirken, sürenin karşılıklı uzatılabileceği ifade ediliyor. Nihai metnin ise Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla uluslararası hukuki güvenceye kavuşturulması planlanıyor.

Bununla birlikte ne Tahran ne de Washington yönetimi şu ana kadar mutabakatın resmi metnini kamuoyuyla paylaşmış değil. Bu nedenle anlaşmaya ilişkin ortaya atılan birçok iddia doğrulanmayı beklerken, gözler tarafların önümüzdeki günlerde yapacağı resmi açıklamalara çevrilmiş durumda.