İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin savunma politikalarına ve bölgedeki son gelişmelere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Pezeşkiyan, yayımladığı mesajda, Tahran yönetiminin dış politikasının temelinde “iyi komşuluk” ilişkilerinin yattığını belirterek, bölgesel ülkelerin egemenlik ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.
"Meşru Müdafaa Hakkımız Saklıdır"
Pezeşkiyan, dost ve komşu ülkelerle ilişkileri güçlendirme vurgusunun, İran'ın meşru savunma hakkından feragat ettiği anlamına gelmediğini özellikle belirtti. İran’ın, özellikle ABD ve işgalci İsrail (Siyonist rejim) kaynaklı olası askeri saldırılar karşısında kendini savunma hakkını saklı tuttuğunu ifade eden Pezeşkiyan, "Ülkemizi savunmak için ölümüne direniyoruz." ifadelerini kullandı.
Hedefler Net: "Saldırının Kaynağı Neredeyse Orası Vurulur"
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, İran’ın gerçekleştirdiği savunma operasyonlarının kapsamına da açıklık getirdi. Operasyonların, İran milletine karşı düşmanca eylemlerin başladığı kaynak noktaları ve tesislerle sınırlı olduğunu vurguladı. Pezeşkiyan, bu tür hedeflerin İran için "meşru hedef" statüsünde olduğunu sözlerine ekledi.
Bölge Ülkelerine Güvence: "Sizler Hedef Değilsiniz"
Açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden birinde ise Pezeşkiyan, bölge ülkelerine doğrudan seslendi. İran’ın komşu ve dost ülkelere yönelik bir saldırısının olmadığını, olmayacağını belirten Pezeşkiyan, "Dost ve komşu ülkelerimize saldırmadık, bunun yerine bölgedeki Amerikan askeri üslerini, tesislerini ve altyapısını hedef aldık." diyerek çatışmanın taraflarını yeniden tanımladı. Bu ifade, İran’ın gerilimi yalnızca ABD ile arasındaki bir sorun olarak çerçevelediğini ve bölge ülkelerini bu denklemin dışında tutma çabasında olduğunu gösteriyor.
Pezeşkiyan'ın bu açıklamaları, hem iç kamuoyuna güçlü bir caydırıcılık mesajı verirken hem de bölgesel aktörlere bir güvence niteliği taşıyor. Uzmanlar, İran’ın bu hamlesiyle diplomatik kanalları açık tutarak, olası bir bölgesel savaşın önüne bu hamlesiyle diplomatik kanalları açık tutarak, olası bir bölgesel savaşın önüne geçmeyi hedeflediği yorumunu yapıyor.