İran Dışişleri Bakanlığı, son dönemde ülke içindeki olaylara ilişkin olarak bazı dış ülkeler ve uluslararası kuruluşlar tarafından yapılan açıklama ve müdahale girişimlerine yönelik kapsamlı bir değerlendirme yayımladı.
Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu dış müdahale beyanlarının, Amerika Birleşik Devleti'nin geçmişte İran'a karşı uyguladığı düşmanca politikanın bir uzantısı olduğu kaydedildi. Açıklamada, 1968'de İran Körfezi'nde ABD'ye ait USS Pueblo gemisinin ele geçirilmesi olayına atıfta bulunularak, bugünkü tutumun aynı zihniyetin devamı niteliğinde olduğu savunuldu.
"Gerçek Kaygılar Yansıtılmıyor"
Açıklamanın dikkat çeken başlıklarından biri, mevcut uluslararası duruşların İran'ın gerçek kaygılarını yansıtmadığı iddiası oldu. İran Dışişleri, bu tutumların "maksimum baskı ve güvenlik stratejisinin" bir parçası olarak şekillendirildiğini öne sürdü.
"Barışçıl Protesto Hakkı Tanınıyor" Mu?
Bakanlık, iç politika konusunda ise dikkat çeken ifadeler kullandı. Açıklamada, "Barışçıl protestolardan vazgeçildiğini yeniden kabul ediyoruz" denilerek, bu hakkın tanındığına işaret edildi. Ancak hemen ardından, "İran'ın, devletin meşru taleplerini karşılamak için hiçbir adım atmadığını doğruluyoruz" ifadesiyle, protesto eylemlerinin devletin yasal beklentilerini karşılamada yetersiz kaldığı görüşü dile getirildi. Bu iki cümle, hükümetin protesto hakkını tanıdığını ancak mevcut eylemleri "meşru talepleri" karşılamayan bir çerçevede gördüğünü ortaya koyuyor.
Analiz ve Arka Plan
Uzmanlara göre, bu açıklama İran'ın, iç işlerine yönelik uluslararası eleştirilere verdiği geleneksel ve sert yanıtın bir örneğini oluşturuyor. Tarihsel bir olaya (USS Pueblo) referans verilmesi, ABD ile olan gerilimin kronik doğasını vurgulamayı amaçlıyor. "Maksimum baskı" ifadesi ise, Tahran yönetiminin, batılı ülkelerin ekonomik yaptırımlar ve diplomatik izolasyon politikalarını işaret etmek için sıklıkla kullandığı bir tabir olarak öne çıkıyor. Açıklamanın son kısmı ise, İran'da devlet ile sokak arasında süregelen ve hassas olan diyaloğa/protesto dinamiğine dair resmi bakış açısını yansıtması açısından dikkatle inceleniyor.