ABD’den Türkiye’ye seçim öncesinde dolar swap hattı gelebileceği yönündeki iddia, uluslararası finans çevrelerinde dikkat çekti. Jefferies International tarafından hazırlanan analizde, Washington yönetiminin Türkiye’ye yönelik olası bir destek mekanizmasını değerlendirebileceği belirtildi.
Yatırım bankasının stratejisti Durukal Gün tarafından kaleme alınan raporda, ABD’nin Türkiye’ye sağlayabileceği bir dolar swap hattının, geçtiğimiz yıl Arjantin’de uygulanan modele benzer şekilde çalışabileceği ifade edildi. Böyle bir adımın, özellikle Türk lirası üzerindeki değer kaybı baskısını azaltarak finansal istikrarı destekleyebileceği vurgulandı.
Rapora göre swap hattı sayesinde piyasalarda döviz likiditesine ilişkin endişelerin azalması, enflasyon beklentilerinin daha kontrollü bir seviyeye çekilmesi ve dolarizasyon eğiliminin zayıflaması mümkün olabilir. Ayrıca son dönemde yükseliş gösteren Türkiye’nin beş yıllık kredi risk primi (CDS) üzerinde de aşağı yönlü bir etki yaratabileceği değerlendiriliyor.
Jefferies analizinde, Türk ve ABD’li yetkililer arasında kamuoyuna yansımış resmi bir swap görüşmesinin bulunmadığına dikkat çekilirken, böylesi bir finansal iş birliğinin ekonomik açıdan mantıklı bir senaryo olarak görüldüğü belirtildi. Durukal Gün, Türkiye’nin seçimler öncesinde Arjantin örneğine benzer bir destek mekanizmasından yararlanmasının olası olduğunu ifade etti.
Swap hattı, merkez bankalarının belirli bir süre için kendi para birimlerini karşılıklı olarak takas ederek likidite sağlamalarına imkan tanıyan bir araç olarak biliniyor. Olası bir anlaşma durumunda Türkiye, ihtiyaç duyduğu dönemlerde daha kolay dolar likiditesine erişim sağlayabilecek.
Geçtiğimiz yıl ABD yönetimi, Arjantin Merkez Bankası ile yaklaşık 20 milyar dolarlık bir swap anlaşması gerçekleştirerek piyasalara destek vermişti. Bu uygulamanın, seçim öncesinde Arjantin pesosundaki dalgalanmaları sınırlamada önemli rol oynadığı değerlendirilmişti. Benzer bir modelin Türkiye’de uygulanması halinde piyasalardaki güven ortamının güçlenebileceği ve ekonomik kırılganlıkların azaltılabileceği öngörülüyor.
Bununla birlikte, söz konusu swap hattına ilişkin resmi bir açıklama ya da doğrulanmış müzakere süreci bulunmuyor. Bu nedenle değerlendirmeler, uluslararası yatırım çevrelerinin olası senaryolarına dayalı analizler olarak öne çıkıyor.