İran'dan Hürmüz Boğazı mesajı: "Yönetimi yalnızca Tahran'a ait"

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, Hürmüz Boğazı'nın İran'ın egemenlik alanının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek yönetiminin yalnızca Tahran'ın yetkisinde bulunduğunu söyledi. Azizi ayrıca, Lübnan'ın egemenliğinin işgalin sona ermesiyle sağlanabileceğini ifade etti.

Eklenme Tarihi: 30 Haz 2026
2 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 30 Haz 2026
İran'dan Hürmüz Boğazı mesajı: "Yönetimi yalnızca Tahran'a ait"

İran, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı konusunda dikkat çeken yeni açıklamalarda bulundu. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, boğazın yönetiminin yalnızca İran'ın yetki alanında olduğunu vurgularken, ABD'nin bölgedeki etkisinin sona erdiğini savundu.

İran basınına konuşan Azizi, Washington yönetiminin Orta Doğu'daki müdahaleci politikalarının artık karşılık bulmadığını öne sürerek, "Yenilgiye uğrayanların bölgeye yeniden dönmesi hiçbir kazanım sağlamaz." ifadelerini kullandı.

Hürmüz Boğazı için net mesaj

Dünya petrol ve doğal gaz sevkiyatının önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı hakkında değerlendirmelerde bulunan Azizi, İran'ın bu bölgedeki egemenlik haklarına dikkat çekti.

Azizi, "Hürmüz Boğazı, İran'ın ulusal egemenliğinin ayrılmaz bir parçasıdır ve yönetimi yalnızca Tahran'ın sorumluluğundadır." diyerek boğaz üzerindeki yetkinin İran'a ait olduğunu ifade etti.

İran ile Umman ortak çalışma yürütecek

İran yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin yönetimi konusunda Umman ile yeni bir toplantı gerçekleştireceğini daha önce duyurmuştu.

İki ülkenin, daha önce imzalanan mutabakat zaptı kapsamında ortak bir komite kurarak boğazdaki deniz ulaşımını koordine etmeyi planladığı belirtiliyor. Söz konusu girişimin, kıyıdaş ülkelerin haklarının korunması ve uluslararası deniz trafiğinde güvenli seyrüseferin sürdürülmesini amaçladığı ifade ediliyor.

Lübnan açıklaması

Azizi, açıklamalarında Lübnan'daki gelişmelere de değindi. Lübnan'ın egemenliğinin, "direnişin silahsızlandırılmasıyla değil, işgalin ve saldırıların sona ermesiyle" güvence altına alınabileceğini söyledi.

Öte yandan, geçen hafta Lübnan ile İsrail arasında "çerçeve anlaşmasına" varıldığı açıklanmıştı. Anlaşma, ülkede farklı siyasi çevreler tarafından çeşitli şekillerde değerlendirilirken, kamuoyunda da geniş çaplı tartışmalara neden oldu.