İşgalci İsrail'in Lübnan saldırılarında şehit sayısı 968'e yükseldi

Sahada beklenen ilerlemeyi kaydedemeyen işgalci İsrail güçleri, Lübnan'da hastaneler ve konutlar gibi sivil altyapıyı hedef almaya başladı. Son 24 saatte şiddetlenen saldırılarda toplam şehit sayısı 968'e çıkarken, uzmanlar bu durumu direniş karşısında alınan askeri yenilginin bir yansıması olarak değerlendiriyor.

Eklenme Tarihi: 18 Mar 2026
3 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 18 Mar 2026
İsrail'in Lübnan saldırılarında ölü sayısı 968'e yükseldi

Lübnan'da Şehit Sayısı 968'e Yükseldi

Lübnan Sağlık Bakanlığı, işgalci İsrail'in son saldırılarında şehit sayısının 968'e yükseldiğini açıkladı. Yetkililer, sayının artmasından endişe duyuyor.

Çok sayıda yaralının durumu ağır. Sağlık ekipleri, enkaz altında kalan vatandaşlara ulaşmaya çalışıyor. Hastaneler, yoğun bakım üniteleri dolu. Kan ihtiyacı artıyor.

Lübnan hükümeti, uluslararası toplumdan acil yardım talep etti. Başbakan, "Siviller hedef alınıyor" dedi. BM, ateşkes çağrısını yineledi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, saldırıların hukuk dışı olduğunu bildirdi. Kurum, savaş suçu soruşturması istedi. Kızılhaç ekipleri bölgeye ulaşmaya çalışıyor.

Çevre illerden gönüllü sağlıkçılar, Lübnan'a akın etti. Türkiye, 50 ton insani yardım malzemesi gönderdi. Türk Kızılayı, mobil hastane kurdu.

Lübnan ordusu, hava savunma sistemlerini konuşlandırdı. Ancak roketler, hâlâ sivillerin üzerine düşüyor. Gece gündüz süren saldırılar, psikolojik travmaya neden oluyor.

Ülkede üç günlük yas ilan edildi. Okullar, cenaze salonu olarak kullanılıyor. Cami çanları, siren sesleriyle birleşiyor. Sokaklar boş, halk panik içinde.

Uluslararası basın, bölgeye akın etti. AFP muhabiri, "Enkaz kokusu her yeri sarmış" dedi. Lübnanlı aktivistler, sosyal medyada StopTheBombing etiketiyle kampanya yürütüyor.

İşgalci İsrail, "Terörist hedefleri vuruyoruz" açıklaması yaptı. Lübnanlı yetkililer, bu iddiayı yalanladı. Tarafsız gözlemciler, sivil yapıların çoğunun hedef alındığını kaydetti.

AB Dış İlişkiler Servisi, "Taraflar derhal ateşkes sağlamalı" dedi. Rusya ve Çin, BM Güvenlik Konseyi'nde acil toplantı talep etti.

Lübnan ekonomisi, saldırılarla birlikte daha da kötüleşti. Lübnan Lirası, tarihi düşük seviyeye geriledi. İnsani kriz, bölgedeki mülteci sorununu büyütüyor.

Yardım kuruluşları, bağış kampanyaları başlattı. Unicef, çocuklara psiko-sosyal destek veriyor. Dünya Bankası, zarar tespiti ekibi gönderdi.

Lübnan Parlamentosu, olağanüstü toplandı. Muhalefet, hükümeti "yetersiz" suçladı. Cumhurbaşkanı, "ulusal birlik" çağrısı yaptı.

İnsanlar, evlerini terk edip dağlık bölgelere kaçıyor. Uzmanlar, "ikinci bir göç dalgası" uyarısı veriyor. Komşu ülkeler, sınır kapılarını sığınmacılara açtı.

Lübnan, 2006'dan bu yana en büyük yıkımı yaşıyor. Tarihi Sur sokakları, harabe halde. UNESCO, Dünya Mirası alanları için endişeli.

Lübnan, işgal altındaki topraklardaki sınırında gerilim giderek tırmanıyor. Edinilen bilgilere göre, İşgalci İsrail güçleri, Lübnan topraklarındaki askeri operasyonlarında somut bir kazanım elde edemezken, stratejisini tamamen sivilleri ve sivil altyapıyı hedef almaya yöneltti.

Özellikle son 24 saat içerisinde yoğunlaşan hava saldırılarında, hastaneler, sağlık ekipleri ve sivil konutlar vuruldu. Savaş alanındaki başarısızlık ve direniş karşısında yaşanan çıkmaz, işgalci İsrail ordusunu taktik değişikliğine itti. Askeri analistlere göre bu durum, operasyonel hedeflerden sapıldığını ve savaşmayan sivillere karşı cezalandırıcı bir tırmanışa geçildiğini gösteriyor.

Şehit sayısı 968, yaralı sayısının ise binlerle ifade edildiği belirtilirken, enkaz altında kalan çok sayıda kişi olduğu bildiriliyor. Saldırıların yoğunlaştığı bölgelerde sağlık altyapısının çökme noktasına geldiği, uluslararası yardım kuruluşlarının ise bölgeye ulaşmakta zorlandığı gelen bilgiler arasında.

Uluslararası Tepkiler Gecikmedi

Sivillerin hedef alınmasına uluslararası camiadan da tepkiler yükselmeye başladı. Birçok ülke ve insan hakları örgütü, saldırıların durdurulması çağrısında bulunurken, Ateşkes sağlanması için acil toplantı talepleri iletiliyor. Ancak işgalci İsrail yönetiminin operasyonların devam edeceği yönündeki açıklamaları, bölgede insani felaketin daha da derinleşeceği endişesini artırıyor.