Türkiye gündemini günlerdir meşgul eden ve birçok mecrada "gizemli bir şekilde kayboldular" başlıklarıyla verilen olayın perde arkasından, uluslararası bir ihanet şebekesi çıktı.
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İsrail İstihbarat Servisi MOSSAD'a bilgi ve lojistik sağladığı tespit edilen Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu'nu, İstanbul Emniyeti ile koordineli yürütülen "MONİTUM" operasyonuyla yakaladı.
Ticaret Kılıfı Altında Siyonistlere Hizmet
İhanet süreci 2012 yılında başladı. Maden mühendisi Mehmet Budak Derya, "Ali Ahmed Yassın" kod adlı MOSSAD ajanı tarafından devşirildi. Avrupa'da yapılan yüz yüze görüşmelerin ardından Derya, sadece kendi vatanına değil, İslam ümmetinin en yaralı coğrafyası olan Filistin davasına da ihanet etmeye başladı.
Filistinlileri Fişlemek İçin Özel Tezgah
İsrail istihbaratının talimatıyla Derya, Filistin kökenli Türk vatandaşı Veysel Kerimoğlu'nu işe aldı. Maaşı dahi MOSSAD tarafından ödenen Kerimoğlu üzerinden, Türkiye'deki Filistinli muhalifler ve direniş yanlıları hakkında hassas bilgiler toplanarak servise aktarıldı.
Tunus'taki Suikastin İzleri ve Dron Ticareti
Şebekenin faaliyetleri sadece bilgi toplamakla sınırlı kalmadı. 2016 yılında dron parçaları ticaretine giren ikili, İsrail'in kanlı eylemlerine dolaylı destek sağladı. O dönem görüşme trafiğinde oldukları isimlerden biri olan ve Hamas'ın dron programının mimarı sayılan Mohamed Zouari'nin Tunus'ta suikastla şehit edilmesi, bu ağın ne kadar tehlikeli boyutlara ulaştığını gözler önüne serdi.
Yalan Makinesi ve Kripto İletişim
MOSSAD'ın, devşirdiği ajanlarına olan güvensizliği de soruşturma dosyasında yer aldı. Derya'nın 2016'da Asya'da, 2024'te ise Avrupa'da bizzat İsrail ajanları tarafından yalan makinesine sokulduğu ve testleri geçtiği belirlendi. 2026 yılı başında ise uluslararası bir "paravan şirket" kurarak casusluk faaliyetlerini tamamen kurumsallaştırma hazırlığındayken yakalandıkları öğrenildi.