Mescid-i Aksa’ya Baskın, Batı Şeria’da Zorunlu Göç: Yerleşimci Şiddeti Ramazan’da Tırmanıyor

İsrail güçlerinin koruması altındaki yerleşimcilerin Kudüs ve Batı Şeria genelinde saldırıları artarken, 11 bedevi aile zorunlu göçe maruz kaldı. Ramazan ayının başlamasıyla birlikte gözaltılar, ev baskınları ve cezaevlerindeki hak ihlalleri yeni bir boyut kazandı.

Eklenme Tarihi: 23 Şub 2026
2 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 23 Şub 2026
Mescid-i Aksa’ya Baskın, Batı Şeria’da Zorunlu Göç: Yerleşimci Şiddeti Ramazan’da Tırmanıyor

Ramazan ayının başlamasıyla birlikte işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te İsrail ordusu ile yerleşimcilerin ortaklaşa yürüttüğü baskılar hız kazandı. Kudüs ve Ramallah çevresinde yoğunlaşan saldırılar sonucunda, İsrail ordusunun koruması altındaki yerleşimci grupların tehdit ve şiddeti nedeniyle 11 bedevi aile evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Filistin Esirler Cemiyeti’nin 22 Şubat 2026 tarihli açıklamasına göre, İsrail güçleri Batı Şeria genelinde gözaltı operasyonlarını genişletti. Operasyonlarda yalnızca bireyler değil, ailelerin yaşam alanları da hedef alındı. Ev baskınlarında altın, nakit para ve araçlara el konulurken; aile fertlerinin darp edildiği ve “organize terör” yöntemlerinin uygulandığı bildirildi.

Çocuklar Hedefte

Son olarak Kalkilya ve Azzun kasabalarına düzenlenen baskınlarda 8 Filistinli gözaltına alındı. Azzun’da babaları darp edildikten sonra gözaltına alınan Yahya, Yakub ve Reşad isimli üç çocuğun durumu, bölgede derinleşen insani krizi bir kez daha gözler önüne serdi.

Mescid-i Aksa’ya Yerleşimci Baskını

Pazar günü Mescid-i Aksa, İsrail polisinin koruması altındaki onlarca yerleşimcinin baskınına sahne oldu. Aynı gün Ebu Fellah ve Beyt Furik kasabalarında Filistinlilere ait evler ve tarım arazileri yerleşimciler tarafından ateşe verildi.

“C Bölgesi”nde Tasfiye Süreci

İsrail merkezli Haaretz gazetesinin askeri kaynaklara dayandırdığı haberine göre, İsrail ordusu Batı Şeria’daki “C Bölgesi”nde yaşayan bedevi toplulukları dağıtma sürecini hızlandırdı. Haberde, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’e bağlı “özel muhafız birliklerinin” hiçbir yasal denetime tabi olmadan hareket ettiği iddia edildi.

Cezaevlerinde “İmha” Politikası

Hak örgütlerinin verilerine göre, İsrail hapishanelerinde 350’si çocuk, 66’sı kadın olmak üzere 9 bin 300’den fazla Filistinli tutuluyor. Ramazan ayı boyunca esirlerin sistematik aç bırakma, tıbbi ihmal ve işkenceye maruz kaldığı; bu uygulamaların onlarca mahkûmun hayatını kaybetmesine neden olduğu bildiriliyor.

Filistinli yetkililer ise yaşananları şu sözlerle özetliyor:

“İsrail, ramazan ayını bir huzur dönemi olmaktan çıkararak, yerleşimciler aracılığıyla yürütülen demografik temizlik ve toplu cezalandırma sürecine dönüştürmüştür.”