Organize suç örgütü lideri Sedat Peker'in videoları Türkiye gündeminde yankılarını sürdürüyor. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Peker'e koruma polisi verilmesinde sorumlu olarak işaret ettiği Mustafa Çalışkan'ın açığa alınma ihtimali de konuşulanlar arasında. Cumhuriyet'ten Seyhan Avşar'a konuşan Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çalışkan ise "Benim gibi bir insanı açığa kim alacak, nasıl alacak? Bir görelim bakalım" ifadelerini kullandı.
Sedat Peker’e özel polis koruması verilmesiyle ilgili olarak ise Soylu şu ifadeleri kullanmıştı:
16 Ocak 2015’te DHKP-C tehdidi ile kendisine koruma veriliyor. Şimdi esas iş bundan sonra. İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok, terörden sorumlu müdür de Mustafa Çalışkan. Nurettin Demir Kadıköy Emniyet Müdürü. Özgür Taşdemir emniyet müdürü ihraç edildi. En irtibatlı olduğu kişi Sedat Peker. 2015 yılında sanal bir tehditle Nurettin Demir kardeşinden kalan DHKP-C mirasıyla bir kurgu yapar ve koruma verilir.
Soylu'nun bu sözleri sonrası Mustafa Çalışkan'ın açığa alınacağı iddiası kulislerde dillendirilmeye başlandı. Çalışkan, kendisine yöneltilen "Açığa alınmayı bekliyor musunuz?" sorusuna şöyle yanıt verdi:
Türkiye’deki en dürüst insanı neden dolayı açığa alacaklar çok merak ediyorum. Çıksın bir görelim bakalım. Türkiye’de insanlar var. Dürüst siyasetçiler var. En başta Sayın Cumhurbaşkanı var. Mustafa Çalışkan gibi bir insanı açığa kim alacak, nasıl alacak bir görelim bakalım. Çok merak ettim.
Çalışkan ayrıca, Soylu'nun açıklamalarının toplumda rahatsızlık yarattığını da savundu.
Ahmet Hamdi Çamlı destek verdi
Mustafa Çalışkan'a ilk destek AK Parti Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı'dan geldi. Çamlı, sosyal medya hesabından haberi paylaşarak "Emperyalist bir darbe girişimi olduğu açık olan, 15Temmuz ihaneti akşam ilk saatlerden itibaren meydanlarda olduğuna şahidim... O geceye ait birkaç resmi olsa da albüm çıkar mı bilmem..." ifadelerini kullandı.
Çamlı, Habertürk yayınından sonra Metin Külünk'ü de savunmuştu. Çamlı'nın Külünk'ü savunduğu sözlerinde "Şaribülleyli vennehar tiplerin 'maaş' tantanasıyla ismini ağızlarda çiğnemesi doğru değil" sözleri Soylu'ya yönelik olarak yorumlanmıştı.