İsrail hapishanelerinde tutulan Filistinli esirler, Ramazan ayına ağır bir tecrit ve hak ihlalleri altında girdi. Filistinli Esirler ve Özgürlüğe Kavuşanlar Heyeti’nin 22 Şubat 2026 tarihli açıklamasına göre, özellikle Ofer Cezaevi ve Gilboa Cezaevigibi cezaevlerinde Ramazan’a dair en temel dini bilgilendirme dahi yapılmadı.
Cezaevi yönetimleri, mahkumlara sahur ve iftar vakitlerini bildirmeyi reddederken, ezan sesinin duyulmasını da sistematik biçimde engelliyor. Bu durum, esirlerin oruç ve namaz gibi ibadetlerini yerine getirmesini fiilen imkânsız hale getiriyor.
Avukat Halid Mahacne, Gilboa Cezaevi’nde görüştüğü bir esirin Ramazan ayının başladığını duruşma salonunda başka bir mahkumdan öğrendiğini aktardı. Mahacne, “Ramazan’ın nasıl geçtiğini sorduğumda ‘Bugün Ramazan mı? Kimse bize başladığını söylemedi’ cevabını aldım” diyerek cezaevlerindeki iletişimsizliğin boyutunu gözler önüne serdi.
Köy İmamlarına Ezan Çağrısı
Ofer Cezaevi’nden tahliye edilen esirler aracılığıyla dışarıya ulaştırılan mesajlarda, mahkumların cezaevi çevresindeki köylerde görev yapan imamlardan yardım istediği ortaya çıktı. Esirler, sahur ve iftar vakitlerini ancak dışarıdan duyulacak güçlü bir ezan sesiyle anlayabildiklerini belirterek, “Sesimizi duyurmamıza yardım edin” çağrısında bulundu.
Yeni Gözaltılar ve Artan Baskı
Filistin Esirler Cemiyeti, Ramazan ayının başlamasıyla birlikte İsrail ordusunun Batı Şeria’daki operasyonlarını yoğunlaştırdığını açıkladı. Açıklamada, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 100’den fazla Filistinlinin son günlerde gözaltına alındığı bildirildi.
Hak savunucuları, cezaevlerinde uygulanan aç bırakma, tıbbi ihmal ve dini kısıtlamaların Ramazan ayında kasıtlı bir “dini cezalandırma politikasına” dönüştüğüne dikkat çekiyor.