Trump’tan İran savaşı sızıntılarına sert hamle: Gazetecilere soruşturma talimatı

ABD Başkanı Donald Trump, İran savaşıyla ilgili gizli bilgilerin basına sızdırılmasına sert tepki gösterdi. Trump’ın talimatıyla Adalet Bakanlığı’nın gazetecilerin iletişim kayıtlarını hedef alan kapsamlı bir soruşturma başlattığı öne sürüldü.

Eklenme Tarihi: 13 May 2026
3 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 13 May 2026
Trump’tan İran savaşı sızıntılarına sert hamle: Gazetecilere soruşturma talimatı

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yaşanan savaş sürecine ilişkin gizli bilgilerin Amerikan basınına sızdırılması sonrası Adalet Bakanlığı’nı harekete geçirdi. ABD basınında yer alan iddialara göre Trump, savaşın karar alma süreçlerine dair kritik bilgilerin kamuoyuna yansımasından duyduğu rahatsızlığı üst düzey yetkililere doğrudan iletti.

Konuya yakın kaynakların aktardığına göre Trump, geçtiğimiz ay İran savaşı sonrası yayımlanan haberler nedeniyle Başsavcı Vekili Todd Blanche’e özel şikâyette bulundu. Bu girişimin ardından Adalet Bakanlığı içerisinde sızıntıları araştırmaya yönelik yoğun bir baskı oluştuğu ifade edildi.

İddialara göre Bakanlık, özellikle ulusal güvenlik haberleri üzerinde çalışan gazetecilerin iletişim kayıtlarını incelemek amacıyla yeni mahkeme celpleri hazırladı. The Wall Street Journal’ın haberine göre söz konusu celpler, WSJ dahil olmak üzere birçok büyük medya kuruluşuna gönderilmeye başlandı.

Trump haber kupürlerine “Vatana ihanet” notu düştü

ABD’li üst düzey bir yetkili, Trump’ın dikkatini çeken bazı haber kupürlerini “Vatana İhanet” yazılı notlarla birlikte Todd Blanche’e teslim ettiğini öne sürdü. Aynı kaynaklar, Adalet Bakanlığı yetkililerinin Pentagon temsilcileriyle bir araya gelerek soruşturmanın kapsamını genişletmek için görüşmeler yaptığını aktardı.

Trump’ın özellikle İran’a yönelik askeri operasyon kararının nasıl alındığını ve danışmanlarının süreçte hangi değerlendirmelerde bulunduğunu ortaya koyan haberlerden rahatsız olduğu belirtildi.

Adalet Bakanlığı Sözcüsü ise konuya ilişkin açıklamasında, “Adalet Bakanlığı her koşulda gerçekleri takip eder ve ABD’ye karşı suç işleyenleri tespit etmek için yasaları uygular” ifadelerini kullandı.

İran operasyonundan önceki haberler incelemeye alındı

The Wall Street Journal yönetimi, kendi muhabirlerinin iletişim kayıtlarının incelenmesine yönelik 4 Mart tarihli büyük jüri mahkeme celpleri aldıklarını doğruladı.

Soruşturmanın, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine ve Pentagon’daki bazı yetkililerin Trump’ı İran’a karşı uzun süreli bir askeri operasyonun riskleri konusunda uyardığını anlatan 23 Şubat tarihli haberle bağlantılı olduğu belirtildi.

Aynı dönemde Axios ve The Washington Post gibi medya kuruluşlarının da benzer içerikler yayımladığı kaydedildi. Söz konusu haberlerden yalnızca birkaç gün sonra ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyon başlattığı iddia edildi.

Netanyahu detayı Trump’ı öfkelendirdi

ABD basınına göre Trump’ın en fazla tepki gösterdiği haberlerden biri, 7 Nisan’da The New York Times’ta yayımlanan ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun İran’a saldırı konusunda Trump yönetimine yaptığı baskıları anlatan makale oldu.

Haberde, ABD istihbarat yetkililerinin Netanyahu’nun “rejim değişikliği” hedefli savaş stratejisine temkinli yaklaştığı ve Beyaz Saray’daki gizli toplantılarda ciddi görüş ayrılıkları yaşandığı ileri sürülmüştü.

Axios’un sızdırdığı taslak kriz çıkardı

Öte yandan Axios’un, ABD ile İran arasında savaşı sona erdirmeye yönelik hazırlanan 14 maddelik gizli mutabakat taslağını yayımlaması Washington’da yeni bir krize yol açtı.

Sızdırılan belgelerde uranyum zenginleştirme faaliyetleri, yaptırımların kaldırılması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması gibi kritik başlıkların yer aldığı öne sürüldü.

Biden dönemindeki medya koruması kaldırılmıştı

ABD Adalet Bakanlığı, geçmiş yıllarda basın özgürlüğünü korumak amacıyla gazetecilerin iletişim kayıtlarının incelenmesini ciddi ölçüde sınırlandırıyordu. Ancak eski Başsavcı Pam Bondi’nin geçen yıl Biden dönemine ait medya koruma politikalarını iptal ettiği ve savcılara gazeteciler hakkında daha geniş soruşturma yetkileri tanıdığı belirtildi.

Basın Özgürlüğü İçin Muhabirler Komitesi Başkanı Bruce Brown ise yeni uygulamaları eleştirerek, geçmişte medya kuruluşlarına yönelik mahkeme celplerinin “son çare” olarak kullanıldığını, ancak yeni dönemde basının doğrudan hedef haline geldiğini söyledi.