Barışın Eşiğinden Bombalamaya
Bakan Albusaidi, makalesinde çarpıcı bir kronoloji sundu. 28 Şubat’ta İran’ın nükleer programına dair en kapsamlı anlaşmanın eşiğine gelinmişken, sadece saatler sonra ABD ve işgalci İsrail’in saldırı başlatmasını "şok edici bir hesap hatası" olarak tanımladı. Bakan, İran’ın misilleme saldırılarını "kabul edilemez" bulsa da, topyekûn bir savaşla karşı karşıya kalan Tahran için bunun "tek rasyonel seçenek" olduğunu ifade ederek durumun vahametine dikkat çekti.
"Sonsuz Savaşlar" ve İsrail’in İkna Çabası
Albusaidi, ABD yönetiminin igalci İsrail tarafından yanlış yönlendirildiğini iddia etti:
-
Hatalı İstihbarat: İşgalci İsrail’in, "ilk saldırı ve dini liderin şehid edilmesiyle İran’ın hızla teslim olacağı" konusunda ABD’yi ikna ettiği ancak sahadaki gerçeğin uzun ve maliyetli bir askeri kampanya (kara savaşı) gerektirdiği belirtildi.
-
Kontrol Kaybı: Bakan, "Bu Amerika’nın savaşı değildir" diyerek, Washington’un kendi ulusal çıkarları üzerindeki kontrolünü ne ölçüde kaybettiğini açıkça dile getirdi.
Körfez Ekonomisi Tehdit Altında
Ummanlı Bakan, savaşın Körfez ülkeleri için yarattığı varoluşsal tehdidi şu başlıklarla özetledi:
-
Ekonomik Model: Küresel spor, turizm, havacılık ve teknoloji merkezi olma vizyonu tehlikede.
-
Küresel Etki: Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalar, yükselen enerji fiyatları ve derin resesyon riski.
-
Kırılgan İşbirliği: Bölge ülkelerinin ABD ile olan güvenlik işbirliğinin artık bir "koruma" değil, "kırılganlık" unsuru haline gelmesi.