BM Güvenlik Konseyi’nde Filistin gündemi: İşgal ve yerleşim politikalarına sert tepki


BM Güvenlik Konseyi’nde yapılan oturumda, işgal altındaki Filistin topraklarında artan yerleşim faaliyetleri, sivil kayıplar ve insani kriz uluslararası toplumun gündemine taşındı. Çok sayıda ülke, İsrail’in uygulamalarını eleştirerek uluslararası hukuka uyma çağrısı yaptı.

Eklenme Tarihi: 25 Mar 2026
2 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 25 Mar 2026
BM Güvenlik Konseyi’nde Filistin gündemi: İşgal ve yerleşim politikalarına sert tepki

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, “Orta Doğu’daki durum ve özellikle Filistin meselesi” başlığıyla gerçekleştirdiği düzenli oturumda, işgal altındaki Filistin topraklarında yaşanan son gelişmeleri ele aldı. Toplantıda artan saldırılar, yerleşim faaliyetleri ve derinleşen insani kriz geniş kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin raporunu sunan Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatör Yardımcısı Ramiz el-Akbirov, 2016 yılında kabul edilen 2334 sayılı karara rağmen yerleşim faaliyetlerinin hız kesmeden sürdüğünü belirtti. Akbirov, rapor döneminde işgal altındaki Batı Şeria’da 6 binden fazla yeni konut biriminin onaylandığını açıkladı.

Raporda ayrıca, Filistinlilere ait yapıların ruhsat gerekçesiyle yıkıldığı, mülklere el konulduğu ve özellikle Doğu Kudüs’te zorla tahliyelerin devam ettiği vurgulandı. Aynı dönemde düzenlenen saldırı ve baskınlarda aralarında çocukların da bulunduğu 32 Filistinlinin hayatını kaybettiği ifade edildi.

İşgalci yerleşimcilerin saldırılarının arttığı ve çoğu zaman askeri koruma altında gerçekleştiği belirtilirken, bu durumun Filistinlilerin zorunlu göçüne ve ciddi maddi kayıplara yol açtığı kaydedildi.

Oturumda, Gazze’deki ateşkesin son derece kırılgan olduğu vurgulandı. Bölgedeki hava saldırılarının sürdüğü ve insani yardım girişlerinin ciddi şekilde kısıtlandığına dikkat çekildi.

Toplantıda söz alan birçok ülke temsilcisi İsrail’in politikalarını eleştirdi. Pakistan temsilcisi, Batı Şeria’daki şiddetin rekor seviyelere ulaştığını belirterek yerleşimci saldırılarını kınadı ve faaliyetlerin derhal durdurulmasını istedi.

Çin temsilcisi, Gazze’deki saldırılar ve Batı Şeria’daki yerleşimlerin iki devletli çözümü tehdit ettiğini vurgulayarak uluslararası hukuka uyulması çağrısında bulundu. Ayrıca insani yardımların engellenmesini eleştirerek Refah Sınır Kapısı’nın kapatılmasına tepki gösterdi.

Birleşik Krallık temsilcisi, Gazze’ye insani yardım girişinin engellenmesini “kabul edilemez” olarak nitelendirirken, yerleşimlerin yasa dışı olduğunu ve sivillere yönelik şiddetin sona ermesi gerektiğini ifade etti.

Fransa temsilcisi, Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmelerin bölgesel gerilimin merkezinde yer aldığını belirterek kalıcı barışın ancak adil bir çözümle sağlanabileceğini dile getirdi. Danimarka ise insani yardım önündeki engellerin kaldırılması ve yerleşim faaliyetlerinin durdurulması çağrısında bulundu.

Filistin’in BM Daimî Temsilcisi Riyad Mansur, İsrail’in saldırılarını artırdığını belirterek zorla göç, mülksüzleştirme ve baskının barış getirmeyeceğini söyledi. Mansur, Filistin halkının özgürlük ve bağımsızlık hakkına sahip olduğunu vurgulayarak iki devletli çözümün hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.