Sumud Filosu'nda yer alan Fransız aktivist Laetitia Merle, işgal güçleri tarafından alıkonuldukları 4 günlük süreçte yaşadığı insanlık dışı muameleyi gözler önüne serdi. Fransa'ya döndükten sonra açıklamalarda bulunan Merle, işgalci İsrail askerlerinin aktivistlere cinsel saldırı, işkence ve ağır şiddet uyguladığını söyledi.
"Hamas için çalışıyor musun?" diye sorguladılar
İşgalci İsrailli yetkililerin kendisine sürekli "Hamas için çalışıp çalışmadığını" sorduğunu belirten Merle, kadın ve erkek aktivistlerin birbirinden ayrıldığını, bu ayrımın ardından sistematik bir kötü muamelenin başladığını aktardı.
"Aşağılanmalara maruz kaldık. Tedaviden, sudan, gıdadan yoksun bırakıldık. Arka arkaya bağlı bir şekilde dört ayak üzerinde yürütmek ve hapishanede tur attırmak için bizi gece uyandırıyorlardı."
Ben-Gvir'in önünde 'Yaşasın İsrail' dayatması
Merle'nin en çarpıcı anlatımlarından biri, işgalci İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ile ilgili yaşananlardı. Dünyanın dört bir yanından tepki çeken videoların çekildiği o anları anlatan Merle, şunları söyledi:
"Bizleri dövdüler. Ben-Gvir'in önünde bizlerden 'Yaşasın İsrail' diye bağırmamızı istediler. Reddettik. 'Özgür Filistin' dedim ve bir tokat yedim."
Su ve gıdaya erişim engellendi
Hapishaneye çevrilen gemide her 6 saatte bir 160 kişi için yalnızca 20 şişe su verildiğini aktaran Merle, su şişelerinin aktivistlerin üzerine fırlatıldığını ve bir aktivistin bu nedenle bayılma tehlikesi geçirdiğini vurguladı.
Siyonist İsraillilerin aktivistleri plastik mermi ve elektroşok cihazıyla tehdit ederek konteynerlere girmeye zorladığını da sözlerine ekledi.
Türk aktivistlerin dövüldüğünü duydu
Aşdod Limanı'na geldiklerinde pasaport kontrolünden geçirildiklerini belirten Merle, hangi pasaporta sahip olduklarına göre muamele gördüklerini söyledi. En kritik ayrıntıyı ise şöyle aktardı:
"İki Türk adamı aldılar. Dövüldüklerini ve çığlık attıklarını duydum. Çok korktum. Ardından sıra bana geldi ve ifade vermeye geçtim."
Ten rengi nedeniyle Cezayirli sanıldı, dışlandı
Fransa'nın güneyinden geldiğini belirten Merle, işgalci İsrailli askerlerin ten rengi nedeniyle kendisini Cezayirli zannettiğini ve bu nedenle diğer Avrupalı aktivistlere göre daha kötü muamele gördüğünü ifade etti.
Ellerinin arkadan plastik kelepçeyle sıkıca bağlandığını anlatan Merle, yardım çığlıklarına rağmen kelepçelerin daha da sıkıldığını söyledi:
"Arkadaşlarım çığlık attı çünkü bilincimi kaybetmek üzereydim. Bir doktor geldi ancak manipülasyon olduğunu anladım çünkü beni videoya çekiyorlardı. Doktor birdenbire nazikleşti ve plastik kelepçemi kesip başka bir tane taktı."
İsrail marşı zoru ve klima dayatması
Kendilerine sürekli İsrail ulusal marşının dinletildiğini ve klimanın son ayarda çalıştırıldığını kaydeden Merle, "Bizlerden bazılarını alarak dövmeye götürdüler. Bağırdıklarını duyabiliyorduk" diyerek yaşanan dehşeti özetledi.
Libya'da da gözaltılar var
Sumud Filosu'na yönelik baskılar yalnızca işgalci İsrail'le sınırlı kalmadı. Mağrib Sumud Heyeti'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Libya'nın doğusundaki hükümet güçleri, Sirte girişindeki kontrol noktasında konvoyun öncü grubunda bulunan 10 kişiyi gözaltına aldı.
Gözaltına alınanlar arasında İspanyalı, Uruguaylı, Portekizli, Polonyalı, Tunuslu ve ABD’li birer, Arjantin ve İtalyalı 2’şer aktivistin bulunduğu öğrenildi. Heyetten yapılan açıklamada, diğer aktivistlerin öncü gruptan haber alamadığı ve Sirte yakınlarında beklemeye devam ettiği belirtildi.
Libya'nın doğusundaki yönetim daha önce yaptığı açıklamada, konvoydaki sadece Libya ve Mısır vatandaşlarının geçişine izin verileceğini duyurmuştu.
Sumud Filosu'nda kimler var?
Konvoyda Cezayir, Tunus, Fas, Moritanya, Türkiye, Endonezya, Çin, ABD, Almanya, İspanya, İtalya ve İngiltere'nin de aralarında bulunduğu 30 ülkeden yaklaşık 200 aktivist yer alıyor. Filonun, Filistin halkına destek amacıyla düzenlendiği ve Gazze'ye insani yardım ulaştırmayı hedeflediği biliniyor.