"INS Nahshon" Askeri Gemisinde Konteyner Hücreler
Basın açıklamasında öne çıkan en çarpıcı iddialardan biri, aktivistlerin alıkonulduğu işgalci İsrail deniz kuvvetlerine ait INS Nahshon adlı askeri gemiye yönelik oldu. Katılımcılar, bu deniz aracının adeta bir "işkence gemisine" dönüştürüldüğünü belirterek şu detayları aktardı:
-
Geminin içinde metal konteynerler ve dikenli tellerle çevrili geçici hücreler oluşturuldu.
-
Aktivistler bu dar alanlarda günlerce ağır darp, hakaret ve kötü muameleye maruz bırakıldı.
-
Benzer sistematik işkence ve aşağılamalar, Aşdod Limanı’na ayak bastıktan sonra da hız kesmeden devam etti.
Aktivistlerin Dilinden Vahşetin Tanıklığı
Gözaltı sürecinde yaşananları aktaran uluslararası aktivistler, karşı karşıya kaldıkları barbarlığı şu çarpıcı cümlelerle özetledi:
-
Adrien Berthel (Fransa): Askerlerin kendisini doğrudan cinsel kimliği üzerinden hedef aldığını, hem psikolojik hem de fiziksel olarak ağır aşağılamalara maruz kaldığını söyledi.
-
Veronica Otero: Üç gün boyunca yaklaşık 180 kişinin aynı anda gözaltında tutulduğuna şahit olduğunu belirterek; "Çok sayıda insanın vücudunda kırıklar vardı. Ciddi yaralanmalar nedeniyle nefes almakta zorlananlar bulunuyordu" dedi. Otero ayrıca, çıplak aramalar sırasında zorla fotoğraflarının çekildiğini de ekledi.
-
Yassine Benjelloun: Daha önce de filo organizasyonlarında yer aldığını belirten deneyimli aktivist, bu kez gözaltına alınırken feci şekilde darbedildiğini, zifiri karanlık bir konteynere kapatılarak dakikalarda tekmelendiğini anlattı.
Resmi Rapor: En Az 15 Cinsel Saldırı ve Tecavüz Vakası
Filonun resmi sosyal medya hesapları üzerinden eş zamanlı yapılan yazılı açıklamada, vahşetin boyutunun tahmin edilenden çok daha derin olduğu bildirildi. Kayıtlara geçen resmi verilere göre:
Müdahale ve gözaltı sürecinde, aralarında tecavüz vakalarının da bulunduğu en az 15 cinsel istismar ve saldırı olayı belgelendi. Onlarca aktivistin kemikleri kırıldı ve insanlar yakın mesafeden plastik mermilerle doğrudan hedef alındı.
"Yaşadıklarımız, Filistinli Tutsakların Maruz Kaldığı Zulmün Küçük Bir Kısmı"
Aktivistler, kendi başlarına gelen bu ağır tablonun kişisel bir olay olmadığını, aksine işgalci İsrail hapishanelerinde Filistinlilere uygulanan genel vahşetin küçük bir yansıması olduğunu vurguladı. İsrail cezaevlerindeki zulme dikkat çekmek adına şu güncel veriler paylaşıldı:
-
Bugün İsrail hapishanelerinde 9 binden fazla Filistinli esir tutuluyor.
-
Bu insanların 3 bin 500’den fazlası, haklarında hiçbir resmi suçlama, delil veya yargılama olmaksızın "idari gözetim" adı altında tamamen keyfi ve hukuksuz şekilde alıkonulmaktadır.
Küresel Kurumlara Çağrı: Kınama Yetmez, İsrail Yargılanmalı
Küresel Sumud Filosu, uluslararası topluma, insan hakları örgütlerine ve küresel hukuk mekanizmalarına acil koduyla çağrıda bulunarak sadece kınama mesajlarıyla bu sürecin geçiştirilemeyeceğini belirtti. Aktivistler derhal şu somut adımların atılmasını talep ediyor:
Yaşanan işkence ve cinsel saldırı olaylarına ilişkin bağımsız ve tarafsız bir uluslararası soruşturma açılması,
Sorumluluğu ve emri bulunan İsrailli yetkililerin Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) yargılanması,
Cezaevlerinde hiçbir gerekçe sunulmadan tutulan Filistinli esirlerin derhal serbest bırakılması,
Yıllardır Gazze halkına uygulanan insanlık dışı ablukanın kayıtsız şartsız kaldırılması.