• Anasayfa
  • GÜNDEM Haberleri
  • Gazeteci Çağlar Cilara: Alparslan Kuytul Bugün Ak Partiyi Eleştirmese Cezaevinde Olur muydu?

Gazeteci Çağlar Cilara: Alparslan Kuytul Bugün Ak Partiyi Eleştirmese Cezaevinde Olur muydu?

Gazeteci Çağlar Cilara Aydınlık Gazetesinin 5 gündür 'Diyanet İşlerinin Gizli Tarikat Raporu' konulu haberler yapmasına ve Doğu Perinçek'in "Devlet ABD ve İsrail ile ilişkisi olan tarikatların üzerine yürüdü" açıklamasına havuz medyadan tepki gelmemesini "Belli ki devlet bu konuda bir operasyon başlatmış ve birileri havuz medyaya bu konu hakkında tek kelime etmemesi için talimat vermiş" yorumunda bulundu.

Gazeteci Çağlar Cilara: Alparslan Kuytul Bugün Ak Partiyi Eleştirmese Cezaevinde Olur muydu?
07 Ağu 2019 13:12:14

Gazeteci Cağlar Cilara gündeme dair yorumlarını paylaştığı YouTube kanalında devletin tarikat ve cemaatlere operasyon başlattığı yorumunda bulundu. 


Cilara açıklamasında söz konusu yorumu yapmasına sebep olan işaretlerden bahsetti. Cilara'ya göre Aydınlık gazetesinde çıkan tarikat raporuna ve Doğu Perinçek'in devletin tarikatların üzerine yürümesi hakkındaki konuşmalarına havuz medyanın sessiz kalması devletin cemaat ve tarikatlar hakkında bir operasyon başlattığını göstermektedir.
Açıklamasında söz konusu operasyonların devlete zarar verdikleri için değil de AKP ve Erdoğan'ı eleştirdikleri için başlatıldığını belirten Cilara 19 aydır haksız bir şekilde cezavinde tutulan Alparslan Kuytul'u örnek vererek "Alparslan Kuytul bugün Ak Partiyi eleştirmese cezaevinde olur muydu?" dedi.

Cilara'nın söz konusu açıklaması:

Aydınlık gazetesi 5 gündür “Diyanet İşleri Başkanlığının gizli tarikat raporu” şeklinde bir haber dizisine imza atıyor. Bu haberlere baktığımda kendimce şöyle bir sonuca varıyorum. Devlet ya tarikat ve cemaatlere karşı savaş açtı ya da savaş açtı demeyelim de kendince tedbir almaya başladı. Bu sonuca nereden mi varıyorum? Aydınlık gazetesinin haberine göre Diyanet İşleri Başkanlığının hazırladığı raporda cemaat ve tarikatların devlet içerisinde liyakat ölçüsünü sarsacak şekilde kadrolaştığı, ayrıca bazı tarikat ve cemaatlerin yabancı istihbarat kuruluşları ile yoğun bir ilişkilerinin bulunduğu şeklinde bilgiler var. Bu bilgileri yıllarca gazeteciler de yazdı ama dikkate alınmadı. Şimdi Diyanet İşlerinin raporunda yer alıyor. Ayrıca rapor tarikat ve cemaatlerdeki yanlış dini bilgilerin toplum içerisinde giderek yaygınlaştığı şeklinde bir tehlikeye de dikkat çekiyor. Ancak bu haber sadece aydınlık gazetesinde var. İslami camia, Ak Partiye yakın havuz medyası bunları görmezden geliyor. Belli ki devlet içerisinde birileri düğmeye basmış. Tarikat ve cemaatlere çok ciddi bir operasyona girişilmiş ve bu iş de Aydınlık Gazetesine ihale edilmiş.

Bunu da şöyle anlıyoruz. Sabah ve Yeni Şafak gazetesinde tarikat ve cemaatlerle ilgili topluma zarar verdiği şeklinde yayınlar yapıldığını bir düşünün. Ak Partinin taban camiası ayağa kalkar. “Dindarlara, tarikatlara operasyon çekiyor Ak Parti” şeklinde tepkilere yol açar. Bu nedenle bu işi belli ki aydınlık gazetesine vermişler. Zaten Doğu Perinçek yeni misyonunu cezaevinden tahliye olduğunda açıklamıştı. “Tarikat ve cemaatlerin kökünü kazıyacağız” demişti. Sayın Perinçek sık sık misyon değiştiriyor. Ancak yeni dönemdeki iki yeni misyonu Avrasyacılık ve tarikat ve cemaatlerin kökünü kazıma hamlesi.
Doğu Perinçek'in bugünkü yazısında satır arasında dikkat çeken bir ayrıntı var. Diyor ki "Türkiye'nin orta çağ kalıntıları ile hesaplaşması elbette FETÖ'den başlayacaktı. Ancak orada kalamazdı. Arkasından Türk Devleti yine Amerika ve İsrail ile ilişkili tarikatların üzerine yürüdü." Doğu Perinçek burada bir bilgi paylaşıyor. Bu konu ile ilgili İslami camianın ayağa kalkması lazım dimi? "Sen ne diyorsun? Tarikat ve cemaatler bu milletin binlerce yıllık geleneğidir." diye çıkışan oldu mu? Olmadı. 5 gündür tek kelime etmiyorlar.

Şimdi başka ayrıntıları da dikkat çekeceğim. Özellikle havuz medyasında çıkan bazı ifadeler benim dikkatimi çekti. Doğu Perinçek "Devlet, Amerika ve İsrail ile ilişkili tarikatların üzerine yürüdü." Şeklinde bir bilgi paylaşıyor. Buna yönelik bir düzeltme oldu mu? “Tarikatlar ve cemaatler topluma iyi insanlar yetiştiren kurumlardır.” diyen oldu mu? Olmadı. Belli ki talimat verilmiş ve bu konuda kimse tek kelime etmiyor. Belki bu yayından sonra birilerinin dikkatini çeker ve bu mesele özellikle muhafazakâr camiada da tartışılır.
Tarikat ve cemaatler tartışılabilir bir konu. Kimileri devlete büyük zararlar veriyor. Kimileri de gerçekten topluma iyi insan yetiştirmek dışında hiçbir işe girişmiyor. Bu milletin geleneğidir. İnsanların inançları vardır. Bu inançlar insan hak ve özgürlüğüne tehdit oluşturmadığı sürece herkesin özgürce yaşayabileceği değerlerdir. Laiklik de bunun için vardır zaten. Laiklik inanç özgürlüğünü garanti altına alır. Dilediğin her şeye inanabilirsin ama başkasına tehdit oluşturmadığın sürece. İslam’ı da Hristiyanlığı da ateizmi de deizmi de istediğin gibi yorumlayabilirsin ama bu fikirlerin bir başkasının özgürlük alanına müdahale ediyorsa işte orada hukuk devreye girer, kamuoyu devreye girer. Bu inancın topluma ve insanlara zarar verdiğini anlatmaya başlar. Yıllarca olduğu gibi eğer kamuoyunu ikna ederse sapkın inançlar tarihin çöplüğüne atılır. Tarikat ve cemaatlerde anlatılan din eğer bir başkasına zarar vermiyorsa insanlar o inancı istediği gibi özgürce yaşayabilmelidir. Fakat eğer devlet içinde örgütlenmeye kalkışıyorlarsa, bu inancı bir devlet politikası haline getirmeye çalışıyorlarsa orada elbette tedbir alınmalıdır.

Burada eğer devlet gerçekten zarar veren tarikat ve cemaatler ile mücadele ediyorsa bunun hepimiz arkasında durmalıyız.

Eleştirmek için yapmıyorum bu programı. Bu konuda devleti cesaretlendirmek için söylüyorum. Fakat sadece dinini yaşamak isteyen, başkasına hiçbir zararı olmayan cemaatlere, tarikatlara de eğer bu operasyon uzanırsa hepimizin bunun karşısında durması gerekir. Laiklik adına bunu yapmamız gerekir. Söylediğim gibi laiklik inanç özgürlüğüdür. İnsanların istediği şeye, istediği gibi inanma özgürlüğünü garanti altına alır. Bu ince çizgiyi ne yazık ki cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Türkiye tutturamadı. Ya inançları baskı altına aldı ya da tam tersini yapıp zararlı oluşumların önünü açtı. Bu oluşumların devlete nasıl zarar verdiğini de yaşayarak gördük. O yüzden bu mesele hassas bir konu.

Devlet bu konuda bir operasyona girişmiş bunu anlıyoruz. Aydınlık gazetesinin 5 gündür yaptığı haberler bunu gösteriyor. Muhafazakar kesimin sessizliği de belli ki “Bu konuda tek bir kelime edilmeyecek” şeklinde bir talimatın verildiğini ortaya koyuyor ve bazı tarikat ve cemaatlerden de gerçekten rahatsızlık duyulduğunu da gösteriyor. Bakın sabah gazetesinden Salih Tuna bugün köşe yazısında satır arasında öyle bir ifade kullandı ki o camianın, mahallenin de bu yapılardan rahatsız olduğunu anlayabiliyoruz. Ancak rahatsızlığın sebebi tarikat ve cemaatlerin varlığından kaynaklanmıyor. Topluma verdikleri zarardan kaynaklanmıyor. Zarar verenler var, faydalı olanlar var. İkisini ayırıyorum. Erdoğan'ın karşısında oldukları için bazı tarikatlar ve cemaatler bundan rahatsızlık duyuyorlar. Sabah Gazetesi yazarı Salih Tuna haşarat benzetmesi yapıyor ve "Erdoğan takıntılı tarikat müritlerini ne yapacağız?" diye soruyor. İfade bu. Demek ki o mahallede konuşuluyor. Bu ifadeden bazı tarikat ve cemaatlerin AK Partiye ve sayın cumhurbaşkanına cephe aldıklarını Ak Parti camiasının da bundan rahatsızlık duyduğunu anlıyoruz. Bu topluma ve devlete zarar veren tarikat ve cemaatlerin varlığından duyulan bir rahatsızlık değil. Erdoğan takıntılı oldukları için duyulan bir rahatsızlık. Salih Tuna'nın bu cümlesi aslında meseleyi özetliyor. Eğer bu tarikat ve cemaatler AK Parti'nin yanında olsalar, cumhurbaşkanı destekleseler emin olun böyle bir operasyona girişilmeyecek. Mesela Alparslan Kuytul bugün AK Parti'yi çok sert bir şekilde eleştirmese, görüşlerine katılır veya katılmaz onu bir kenara bırakıyorum, bugün cezaevinde olur muydu? Abuk subuk suçlamalara muhatap kılınır mıydı? elbette olmazdı. Karşısında olduğu için operasyon çekiliyor. Bugün tarikat ve cemaatlere karşı yapılan operasyondan da şunu anlıyoruz ki bazı tarikat ve cemaatlere aba altından sopa gösteriliyor. Belki 2023 öncesi tarikat ve cemaatleri kendine getirme, silkeleme operasyonu bu Doğu Perinçek'in yazısı. "Aman ha! Ayağınızı denk alın. Sizi bir günde bitiririm." mesajı bu. “2023'te sakın muhalefetle ilişkiymiş, bilmem neymiş, sakın bu işlere girişmeyin.”

CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu konu ile ilgili küçük bir mesajı oldu. Satır arasında yakaladım. Kılıçdaroğlu açıklamasının bir kısmında diyor ki "tarikat ehli olanlarla da toplantı yaptık. Bizi tanısınlar. Bizim dışımızdaki dünyaya açılmalıyız." Çok güzel bir şey. CHP için devrimdir. Kılıçdaroğlu “Tarikat ehli olan insanlarla toplantı yaptık.” diyor. “Bizi tanısınlar, bizim dışımızdaki dünyaya açılmalıyız” diyor. Şimdi AK parti şunu görmeye başladı, artık CHP de bu gruplarla ilişki kurabiliyor. Öyle bir takıntısı artık yok. Bu gruplar ile kurduğu ilişki sonrası AK Parti'ye verilen destekte ciddi sıkıntılar yaşanabilir. Bu yüzden tarikat ve cemaatlere Doğu Perinçek üzerinden, aydınlık gazetesi üzerinden bir mesaj gönderiliyor.

Bu arada sayın Kılıçdaroğlu'na da şunu sormak lazım. Hangi tarikat ehli insanlarla toplantı yaptınız? Bunu da açıklayın. AK Parti'ye kızıyorsunuz "Gizli kapaklı tarikatlarla, cemaatlerle görüşüyorlar, onların desteğini alıyorlar" diye. Aynı şeyi size de soruyoruz. Hangi tarikat ve cemaatler ile toplantılar yaptınız? Neler konuştunuz? Hangi tarikat ehli ile masaya oturdunuz? Bunu toplumun bilmesi gerekiyor. Artık Türkiye'de tarikat ve cemaatleri arkasına alıp iktidara yürüme siyaseti kalksın. Artık bu siyaseti herkes kendi alanına çekilsin. Tarikat ve cemaatler de kendi alanını çekilsin.

Tarikat ve cemaatlerin tek bir amacı vardır. Meşru bir amaçtır. Topluma iyi insan değiştirmek. Kaliteli, ahlaklı, nitelikli, vicdan sahibi insanlar yetiştirmek. Dini bilgilerin anlatılmasında ki amaç da bu değil midir? Vicdan ehli insanlar yetiştirmek. Ama tarikatlar bu alandan çıkıp devleti kontrol altına almaya girişiyorlar. Bundan herkesin vazgeçmesi lazım. Siyasette bunun önünü açıyor. Çünkü ciddi bir oy kitlesi var. Şimdi yıllar önce Ak Parti'nin yaptığını Cumhuriyet Halk partisi mi yapmaya başladı? Sayın Kılıçdaroğlu'nun satır arasında yakaladığım bu cümlesinden ben bunu çıkarıyorum.

“Tarikat ehli insanlarla toplantılar yaptık.” derken hangi tarikat ehli insanlar ile görüştünüz? Neler konuştunuz? Aydınlık gazetesi üzerinden tarikat ve cemaatlere yapılan bu operasyon gerçekten devlete zarar veren tarikat ve cemaatlerin yok edilmesini mi amaçlıyor yoksa terbiye edilmesini mi amaçlıyor? bunun yanıtını bekliyoruz.




0 Yorum

Yorum Yaz