Furkan Hareketi Lideri Alparslan Kuytul Hoca'nın kırpılarak dolaşıma girdirilen videosunda; “Suriye ordusu diye bir şey yok”, “3–5 bin militandan ibaret”, “YPG’yi yenmesi mümkün görünmüyor” gibi ifadeler öne çıkarıldı ve sanki Alparslan Hoca, YPG lehine konuşuyormuş ya da bir tarafı meşrulaştırıyormuş gibi lanse edildi.
Halbuki yaptığı açıklamanın uzun versiyonunda; tam teçhizatlı, on binlerce silahlı unsurdan oluşan, ABD tarafından yıllarca silahlandırılmış bir yapının; dağıtılmış, silah depoları vurulmuş, hava gücü kalmamış bir yapı tarafından tek başına yenilmesinin gerçekçi olmadığını vurguladı.
Alparslan Hoca'nın aylar önce yaptığı bir başka açıklama YPG hakkındaki düşünceleri açık ve net bir şekilde gösterdi.
24 Ekim 2025'te kendisine yöneltilen; "Amerika’nın SDG’ye pilotluk eğitimi vermeye başladığı ifade edilirken, Şeddadi Hava Üssü’nde 36 SDG pilotunun pilotajlık eğitimi gördüğü doğrulandı. YPJ ve YPG’li subayların pilotluk eğitimi görmesi konusunda neler söylersiniz?" sorusuna karşılık yaptığı açıklamada; Amerika’nın Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) pilotluk eğitimi vermeye başladığı ve Şeddadi Hava Üssü’nde YPG’li subayların eğitim gördüğü yönündeki iddialarla ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulunmuştu. Alparslan Hoca'nın, yaşanan sürecin tesadüf olmadığını belirterek, Amerika ve İsrail’in SDG’yi bölgesel bir savaş için hazırladığını söylediği sözleri, yaşanan olaylar sonrası yeniden gündem oldu.
İşte Alparslan Hoca'nın tam açıklaması:
'Amerika’nın Planları Ortadadır'
"Bakın, Amerika’nın planları ortadadır. Amerika ve İsrail SDG’yi silahlandırdılar. YPG ya da PKK neyse onlara “PKK” denmesin diye önce “YPG” dediler başka isim taktılar. Hâlbuki herkes biliyor onların kim olduğunu. Odan sonra onu da değiştirip adını “SDG” yaptılar “Suriye Demokratik Güçleri” İsrail bunlarla irtibat halinde ve hatırlayın, birkaç sene önce Amerika 30 bin tır silahı onlara vermişti. Birkaç bin de kargo uçağıyla 2.000 ya da 3.000 kargo uçağıyla da yine silah vermişti. Bunlar öyle tüfek falan değil ağır silahlar da var içinde. İçinde bir uçak, bir tank eksik, hepsi var. Şimdi bütün bu silahlar verildi. Niye verildi? Amerika Kürtleri çok mu seviyor? Amerika ne Türk’ü sever ne Kürt’ü ne Arap’ı! Niye veriyor?
Bakın, şimdi İsrail onlarla irtibat halinde ve bunlara ağır silahları kullanmayı öğretiyorlar. Yetmedi, şimdi de uçak, savaş uçağı pilotu yetiştiriyorlar. Demek ki savaş uçağı olmadan pilot ne işe yarar? Demek savaş uçağı da verecekler. Bu, bunun alametidir. Eğitim veriyorsa uçak da verecek, demektir.
Bu uçaklar ve bu pilotlar kime karşı kullanacak? Suriye devletine ya da Türk devletine karşı. Suriye devleti zaten Amerika ve İsrail ile anlaşıyor görünüyor. Kaldı Türk devleti. Hani Suriye devletine entegre olacaklardı, hani ayrı bir baş olmayacaklardı; hani iki devlet olmayacaktı, tek devlet olacaktı, hani SDG lideriyle Colani arasında anlaşma yapılmıştı! Anlaşmanın yürümeyeceğini her iki taraf da biliyor, Amerika ve İsrail SDG’yi savaşa hazırlıyor.
Yarınlarda Türkiye-İsrail çatışması olursa daha doğrusu olmaması için SDG’yi savaşa sürecekler. Vekil güç olarak İsrail’i temsilen, onu savaşa sürecekler ve onlar Türkiye’de savaşacak ve bu az bir güç değil. 100 bin kişiden bahsediyoruz. SDG askerleri-kendilerine göre asker diyorlar-artık neyse militanları 100 binden fazla ve ağır silahlara sahiptir. Suriye devletinin 100 bin askeri yok. YPG ya da SDG’nin 110 bin civarında askeri olduğu söyleniyor. Devletin bu kadar askeri yok, silahı da yok.
İki İhtimal Var
Bu güç yakında Suriye’yi tamamen eline alacak ve Colani falan da kalmayacak gibi görünüyor ya da ikinci ihtimal bu gücü Türkiye’ye karşı kullanacaklar. Türkiye bu tehlikeyi gördüğü için Devlet Bahçeli bu “terörsüz Türkiye” sürecini başlattı.
“En azından burada kardeşliği sağlayabilirsek barışı sağlayabilirsek Suriye ile bir çatışma olacak olursa hiç olmazsa kendi içimizde bölünmeyiz. Burayı sağlama alalım. SDG ile bir çatışma olursa burada da bir isyan hareketi başlamasın.” Yoksa Devlet Bahçeli öyle kolay kolay “Apo hapisten çıksın, gelsin burada, parlamentoda konuşma yapsın” diyecek adam değil! Türkiye’de bunu söyleyecek olan en son insan herhalde odur. Bunu söylediyse böyle bir tehlike gördüğü için bunu söyledi.
Türkiye devleti Amerika’nın ve İsrail’in SDG’yi savaşa hazırladığını biliyor. Bu savaş bir gün olacak. Olduğunda “Türkiye kendi içinde ikiye bölünmesin, burada barışı sağlayalım, kardeşliği tesis edelim” noktasına geldiler. Çünkü oradaki güç, Kandil’dekine benzemez. Kandil’deki dağlarda 1-2 bin, 2-3 bin kadar kişiydi ama orada 100 binden fazla ve dağdaki adamın elinde keleş vardı, başka bir şey yoktu ama Suriye’dekinin elinde ağır silahlar var. Şimdi de savaş uçağı kullanmayı öğretiyor.
Besbelli ki bunlara uçak da verecekler, helikopter de füze de verecekler ve bunların eğitimini vermeye başlamışlar. Oradaki SDG güçleri kime karşı savaşacak? Kendini eğiten, kendine silah veren, siyasi arenada destekleyen, her türlü desteği veren Amerika’ya ve İsrail’e karşı mı savaşacak? Böyle bir şey var mı? Böyle bir dünya var mı? Onların varlığı zaten Amerika ve İsrail ile mümkün oluyor. Herhâlde Amerika ve İsrail’e savaş açacak değildir SDG. Herhalde bu silahları onlara karşı kullanacak değil. Onlar veriyor zaten bu silahları, eğitimi de onlar veriyor. Teşkilatlanmayı da onlar yapıyor. Herhâlde tutup da onlara karşı bir şey yapacak değiller. Kime yapacaklar? Türkiye’ye. Besbelli!
Türkiye Öyle Zannetsin!
Türkiye hala Amerika’yla dost olmaya devam etsin, Türkiye hala Colani ’yi bir şey zannetmeye devam etsin. Türkiye hâlâ Colani’nin Türkiye’ye bağlı olduğunu düşünmeye devam etsin. Ben Colani ilk o sahte devrimi Türkiye’nin yardımıyla sanki kendi gücüyle yapmış gibi numara yaptılar. Öyle bir gücü yok, 10 bin tane adamla o devrim yapılamaz. Bir kere Beşar Esad’ın 100 binden fazla askeri vardı, uçağı vardı, tankı topu vardı, füzesi vardı. Sen 10 bin kişiyle mi Suriye ordusunu teslim aldın? Çocuk mu kandırıyorsun?
Bu işin arkasında Türkiye vardı. Türkiye bundan dolayı Colani bizim emrimizdedir, zannediyor. Ben o zaman demiştim “Colani Türkiye ile Amerika arasında tercih yapmak durumunda kaldığında, kimi tercih edecek? Türkiye’yi tercih edeceğini zannetmiyorum.” Şu anda bakın, SDG’ye savaş pilotu eğitimi veriliyor. Colani buna engel olsun. “Sen bu eğitimi niye benim pilotlarıma vermiyorsun da SDG’ye veriyorsun. Devlet benim, devlet benim. Benim talebelerime, benim askerlerime savaş uçağı pilotu eğitimi ver, devlet benim ya!” Diye bakın, bunu söylemesi gerekmez mi? Demiyor. Amerika SDG pilotlarını eğitiyor, Suriye devletinin pilotlarını eğitmiyor ve Suriye devleti “Bu nasıl iş?” Demiyor. Colani’nin kimlerin adamı olduğu ortadadır.
Farkında mısınız? İlk devrim yapıldığı günlerde AKP’nin trolleri, hükümet taraftarlığı yapanlar benim o konuşmalarıma saldırmışlardı. Bu Colani’nin kim olduğuyla ilgili, Colani konusundaki tereddütlerimi anlattığım o konuşmalardan sonra saldırmışlardı ve Colani ’yi övmüşlerdi “Colani şöyle iyi, böyle iyi!” Dün “terörist” dedikleri adamı, bugün böyle övmüşlerdi. Farkında mısınız? O övmeler az sürdü, kısa sürdü. Sonradan bakın, o gün, bugündür Colani ’yi övmüyorlar. Besbelli ki Türkiye devletinin dediğini yapmamaya başladı. Colani şöyle bakacak meseleye “Türkiye mi güçlü, Amerika mı?” Böyle bakacak, güçlüden taraf olacak ve işte onun öyle olduğunun bir delili bu. SDG’li pilotların eğitilmesine karşı çıkamıyor “Burada devlet benim. Sen, benim askerimi eğiteceğine, onlar kim ki onları eğitiyorsun, onlar devlet mi? Demiyor, diyemiyor. Bu ciddi bir tehlikedir. Yakında savaş uçaklarının verileceğini de gösteriyor. Demek ki ona göre o bölgede hava alanları, üstler yapılacak; helikopterler, uçaklar verilecek, tanklar da verilecek.
Kürtler Bu Tuzağa Düşmemelidir
Bunlar neye hazırlık yapıyorlar? Bu neyin hazırlığıdır? Ve İsrail’le Amerika’yla güzel bir iş birliği halinde olduklarını da biliyoruz. O zaman bu hazırlığın kime karşı yapıldığı da ortadadır. Bize karşı bu hazırlık yapılıyor. Bu belli. Yalnız hani Bediüzzaman diyor ya “Kürt’üz, aldanırız, aldatmayız.” Aldanmasınlar. Amerika Kürt’ün de düşmanıdır Türk’ün de Arap’ın da. Aynı şekilde İsrail. Sadece bizi birbirimize kırdırmak istiyorlar. Amerika bugüne kadar Irak’ta da Kürtleri aldattı “Size devlet vereceğim!” Dedi, vermedi. “Türkiye’de de vereceğim!” Dedi, vermedi. “Suriye’de de vereceğim!” Dedi, vermedi. “İran’da da vereceğim!” Dedi, vermedi. Amerika sürekli Kürtleri destekler, orada olayların çıkmasını sağlar. Kürtlere o devletler tarafından zulüm yapılmasını da ister. Devletler zulmetsin ki Kürtler, devletten ayrılmak istesin. O zulümlerin arkasında da yine onlar vardır. Zulümleri yaptırırlar ve duygusal kopuş başlar ülkede. Artık Türk, Kürt birbirinden kopmaya başlar. Bunları hep isterler, yaparlar. Hiçbir zaman da onlara devlet de vermezler. Çünkü onların hedefi istikrarlı bir ülkenin olması değil, o ülkelerde sürekli kargaşanın olmasıdır.
Türkiye’de de Suriye’de de Irak’ta da İran’da da. Kürtler, Dünya Savaşı’nda bölüştürüldüler, 4 devlete bölüştürüldüler. Türkiye’de de Kürt var; Suriye’de de İran’da da Irak’ta da. Neden böyle bölüştürüldüler? Bu harita niye böyle çizildi? Niye Kürtler bir bölgede toplanmadılar? 4 devlette de sürekli problem çıkartmak istediler.
Tabii bu devletlerin idarecileri de bu tuzağın başarılı olması için ellerinden geleni yaptılar ve bu insanların yıllarca Kürtçe konuşmalarına bile müsaade etmediler. Kürtçe şarkıya bile müsaade etmediler. Amerika’nın, Avrupa’nın bu projesinin başarılı olmasını sağladılar. Yaptıkları yanlışlarla yaptıkları zulümlerle bu projelerin başarılı olmasını sağladılar. 4 devlette de problem bitmiyor. Amerika bunlara devlet vereceğinden değil, bunlarla sadece 4 devleti sürekli karıştırıyor, paralı asker gibi kullanmak istiyor. Kürtler bu tuzağa düşmemelidir. Amerika’dan ve İsrail’den gelecek hayır, gelmez olsun! Amerika’nın ve İsrail’in vereceği devlet, yerin dibine batsın! Onlar bugün öyle yapar, yarın tekrar onların da elinden alır, İsrail’e teslim eder.
Büyük İsrail haritası malum, hepsini İsrail’e vermek istiyorlar ama birilerini kullanarak bunu yapmak istiyorlar. O bölgenin insanlarını kullanıyorlar. O bölgenin insanı orada hakimiyet kuracak, sonra tabii onu destekleyen Amerika ve İsrail, onlar Amerikan ve İsrail’in kulu-kölesi olacak, ondan sonra aslında orada Amerika hâkim olmuş olacak, İsrail hâkim olmuş olacak.
Artık Türk’ü de Kürt’ü de Arap’ı da bu tuzağa düşmemelidir. Herkes bilmeli ki bunlardan dost olmaz ama Kürtlerin bu şekilde tuzağa düşmemesi için de Irak, Türkiye, İran, Suriye devletlerinin yapması gereken şeyler var. Bu insanları, bu kadar köşeye sıkıştırırsanız bu insanlara haklarını vermezseniz yıllarca zulmederseniz işte bir gün, birileri gelir, projeyi yapar ve bu insanları peşine takar ve bundan, bu 4 devlet de mesuldür.