Hamas’ın yurt dışı siyasi bürosu başkanı Halid Meşal, Katar’da düzenlenen 17. Doha Forumu’nda yaptığı konuşmada, hareketin silahlı direniş politikasına ilişkin net mesajlar verdi. Meşal, Hamas’ın silah bırakmasının ya da Gazze Şeridi’nde “yabancı bir yönetimi” kabul etmesinin söz konusu olmadığını teyit etti.
Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “Direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmek kabul edilemez” ifadelerini kullandı. İşgal devam ettiği sürece direnişin de süreceğini belirten Meşal, direnişin işgal altındaki halkların meşru hakkı olduğunu savundu.
Meşal konuşmasında, direnişin yalnızca siyasi bir tercih değil; uluslararası hukuk, ilahi yasalar ve halkların tarihsel hafızasında yer alan bir hak olduğunu dile getirerek, “Uluslar direnişleriyle gurur duyar” dedi.
Öte yandan Meşal, ABD Başkanı Donald Trump’ın öncülük ettiği “Barış Konseyi”ne de çağrıda bulunarak, Gazze Şeridi’nin yeniden inşası ve yaklaşık 2,2 milyon Filistinliye insani yardım ulaştırılması için “dengeli bir yaklaşım” benimsenmesi gerektiğini ifade etti.
Hamas cephesinden yapılan başka bir açıklamada ise Gazze’nin yönetiminin Ulusal Komite’ye devri için gerekli düzenlemelerin tamamlandığı belirtildi. Hamas’ın ayrıca Gazze’de güvenliği sağlamak amacıyla yaklaşık 10 bin polis konuşlandırmayı planladığı bildirildi.
Buna karşılık Fetih Hareketi, İsrail’i Gazze’yi yönetmekle görevli ulusal komitenin bölgeye girişini engellemekle suçladı. Fetih, bu durumu İsrail’in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamayı reddetmesinin göstergesi olarak değerlendirdi.