İran devlet televizyonunun aktardığı bilgilere göre, başkent Tahran'da bir araya gelen ikili, bölgesel gelişmeler, askeri diplomasi ve "Direniş Cephesi"nin geleceğini ele aldı. Görüşmede İran’ın sahadaki müttefiklerine yönelik askeri taahhütlerini yineleyen Kalibaf, Washington ile diplomatik temasların bir uzlaşı anlamına gelmediğini net bir dille ifade etti.
"Gerektiğinde Füze, Gerektiğinde Siyasi Destek"
Müslüman coğrafyasına ve Direniş Cephesi unsurlarına verdikleri desteğin artarak süreceğini belirten İran Meclis Başkanı Kalibaf, askeri güç ile diplomasi arasındaki dengeye dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Müslümanlara ve Direniş Cephesi'ne gerektiğinde füze, gerektiğinde de siyasi destek vermekten geri durmayacağız. Şunu herkes bilsin ki; ABD ile hiçbir şekilde barışımız yoktur ve İsrail’i resmi olarak asla tanımayacağız. Diplomasinin temel görevi, sahadaki askeri kazanımları korumak ve kalıcı hale getirmektir. Şehit imamın intikamı ancak Kudüs’ün özgürlüğüyle alınacaktır."
Derviş: "Mutabakat Zaptı ABD İçin Bir Yenilgidir"
Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş ise, Tahran yönetiminin Washington ile yürüttüğü süreçlerin Direniş Cephesi'nin elini zayıflatmadığını, aksine diplomatik bir başarı olduğunu ifade etti. İmzalanan son mutabakat zaptını değerlendiren Derviş, şu değerlendirmede bulundu:
"İran ile ABD arasında imzalanan bu mutabakat zaptı, Direniş Cephesi adına tescillenmiş büyük bir zaferdir. Bu metnin içeriğindeki her bir madde, İran için stratejik bir zafer, ABD yönetimi için ise açık bir yenilgi niteliğindedir."