Hamas Sözcüsü Hazem Kasım, Al Jazeera kanalına verdiği mülakatta gündemdeki "Barış Konseyi" ve Gazze'deki son duruma dair kritik açıklamalarda bulundu. Arap ve İslam ülkelerinin katılımını ve uluslararası ilgiyi "olumlu bir ilk adım" olarak niteleyen Kasım, konseyin işleyişine dair çekincelerini paylaştı.
"İşgalci İsrail'in İhlalleri Sürüyor"
Ateşkes anlaşmasına rağmen işgalci İsrail'in saldırılarının durmadığını belirten Kasım, anlaşmanın sağlanmasından bu yana yaklaşık 500 Filistinlinin şehit olduğunu duyurdu. Kasım, Barış Konseyi’nden şu somut adımları atmasını talep etti:
-
Saldırıların Durdurulması: İşgalci güçlerin Filistin halkına yönelik süregelen saldırılarına son verilmesi.
-
İnsani Yardım: Şu an taahhüt edilen yardım tırlarının sadece %43’ünün bölgeye giriş yapabildiğini hatırlatan Kasım, tam akışın sağlanması.
-
Sınır Kapıları: Refah Sınır Kapısı’nın derhal açılması.
"Asıl Sorun İşgalci İsrail'in Silahlarıdır"
Donald Trump'ın "Gazze'nin silahsızlandırılması" şartına sert tepki gösteren Kasım, direnişin silahının bir sonuç olduğunu vurguladı:
"Direnişin silahı, işgale verilmiş doğal bir tepkidir. Bölgedeki asıl sorun, işgalci İsrail'in sahip olduğu silahlardır. Silahsızlanma konusu ancak Filistin içi bir mutabakatla tartışılabilir; işgalci bir gücün dayatmasıyla bu konu gündeme gelemez."
İşgalci Netanyahu ve Savaş Suçları Vurgusu
Kasım, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından hakkında tutuklama kararı bulunan işgalci Netanyahu’nun konseye dahil edilme çabalarını eleştirdi. Hamas Sözcüsü, bu durumun işgalci yetkililerin işlediği savaş suçlarının üstünü örtme girişimi olduğunu ifade etti.
Hamas, konseyin sadece işgalci İsrail'in güvenliğini önceleyen bir yapıya dönüşmesi riskine karşı uluslararası toplumu uyardı.