Hamas Siyasi Büro Üyesi Husam Bedran, işgalci İsrail'in "son esir" bahanesinin çökmesinin ardından masaya sürdüğü "silahsızlanma" dayatmasına sert tepki gösterdi. Bedran, direnişin silahının Filistin halkının meşru savunma hakkı olduğunu ve bunun tartışmaya kapalı bir "iç mesele" olduğunu vurguladı.
"Bahaneniz Kalmadı, Kapıları Açın"
Son İsrailli asker Ran Gvili'nin naaşının teslim edilmesiyle Netanyahu'nun elindeki tüm kozların tükendiğini belirten Bedran, "Biz sözümüzü tuttuk, tüm esirleri ve cenazeleri verdik. Artık Refah Kapısı'nı açmamak için hiçbir bahaneleri kalmadı" dedi. Bedran, silahın teslim edilmesinin değil, ulusal çıkarlar doğrultusunda yönetilmesinin esas olduğunu söyledi.
"İnsani Yardımı Şarta Bağlıyorlar"
Siyonist rejimin, Gazze'nin yeniden imarını ve insani yardımı "silahsızlanma" şartına bağlayarak anlaşmanın içini boşaltmaya çalıştığına dikkat çekildi. Filistin Ulusal Girişimi Lideri Mustafa Barguti ise İsrail'in ateşkesi 1300 kez ihlal ettiğini hatırlatarak, "Netanyahu'nun asıl amacı direnişi silahsızlandırıp bizi tehcire zorlamaktır" uyarısında bulundu.