Hiçbir İrtibat Bulamayınca Telefon Rehberindeki İsimleri Delil Saydılar: O Halde Tüm Türkiye "Terör İltisakıyla" Gözaltına Alınsın!

Furkan Hareketi mensuplarını FETÖ/PDY ile ilişkilendirmeye yönelik yeni algı operasyonunda, bazı kişilerin telefon rehberlerinde geçmişte FETÖ/PDY kapsamında soruşturma geçirmiş kişilerin bulunması “terör irtibatı” olarak sunuldu. Ancak söz konusu kişilerin neden örgütle ilişkilendirildiğine veya Furkan Hareketi mensuplarıyla kurulan iletişimin hangi somut delille örgütsel bağ sayıldığına ilişkin tek bir somut delil ortaya konulamadı.

Eklenme Tarihi: 22 Ağu 2026
2 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 22 Ağu 2026
Hiçbir İrtibat Bulamayınca Telefon Rehberindeki İsimleri Delil Saydılar: O Halde Tüm Türkiye "Terör İltisakıyla" Gözaltına Alınsın!

Telefon Rehberinden “Terör İrtibatı” Çıkardılar

Furkan Hareketi mensuplarını FETÖ/PDY ile ilişkilendirmeye yönelik yeni bir algı operasyonu daha sosyal medya trolleri tarafından dolaşıma sokuldu. Bazı Furkan Hareketi mensuplarının telefon rehberlerinde geçmişte FETÖ/PDY kapsamında soruşturma geçirmiş veya bu kapsamda adli işlem görmüş kişilerin isimlerinin bulunması, “FETÖ/PDY irtibatı” şeklinde sunuldu.

Furkan Hareketi Lideri Alparslan Kuytul Hoca, eşi Semra Hocahanım ve çok sayıda Furkan Hareketi mensubunun adliyeye sevk edildiği günde ortaya atılan bu iddialar, dosyada “suç unsuru” oluşturma ve kamuoyunda terör örgütü algısı meydana getirme çabası olarak değerlendirildi.

BİR TELEFON REHBERİNDEN “TERÖR İRTİBATI” ÇIKARMAK NE HUKUKA SIĞAR NE AHLAKA!

İddianın dayandırıldığı nokta son derece basit: Bazı Furkan Hareketi mensuplarının telefon rehberlerinde, geçmişte FETÖ/PDY kapsamında soruşturma geçirmiş kişilerin isimlerinin bulunması.

Ancak bir kişinin telefon rehberinde bulunan bir isimden, o kişi hakkında herhangi bir somut örgütsel faaliyet veya suç delili ortaya koymadan “terör irtibatı” sonucu çıkarmak, ne hukuka ne de vicdana sığar.

Bir kişinin geçmişte soruşturma geçirmiş olması tek başına suçlu olduğu anlamına gelmediği gibi, o kişinin başka birinin rehberinde kayıtlı olması da herhangi bir örgütsel bağın delili değildir.

O HALDE TÜM TÜRKİYE Mİ “TERÖR İRTİBATLI”?

Ortaya atılan iddiaların mantığı biraz daha ileri götürüldüğünde ortaya son derece absürt bir tablo çıkıyor.

Türkiye'de herhangi bir insanın çevresinde geçmişte soruşturma geçirmiş, adli işlem görmüş veya hakkında farklı iddialar ortaya atılmış birilerinin bulunması son derece mümkün. Bu kişilerin telefon rehberinde kayıtlı olması, onları da aynı suçlamanın içine dahil etmeye yeterli olacaksa, bu mantığın sınırı nerede çizilecek?

Eğer telefon rehberinde bir ismin bulunması “irtibat” için yeterli kabul edilecekse, aynı yöntemle toplumun çok geniş bir kesimi hakkında benzer suçlamalar üretilebilir.

DAHA ÖNCE BERAAT EDİLEN İDDİALAR YENİDEN ISITILIYOR

Öte yandan Furkan Hareketi mensuplarına yönelik bu iddialar ilk kez ortaya atılmıyor.

Alparslan Hoca ve Furkan Hareketi mensupları geçmişte de FETÖ, DEAŞ ve El-Kaide gibi terör örgütleriyle ilişkilendirilmeye çalışılmış, bu iddialar yargıya taşınmıştı. Söz konusu yargı süreçleri beraat ve tahliye kararlarıyla sonuçlandı.

Yani bugün yeniden dolaşıma sokulan terör örgütü bağlantısı iddialarının benzerleri daha önce de yargı makamlarının önüne geldi ve Furkan Hareketi mensupları bu suçlamalar kapsamında beraat etti.

YENİ ALGI OPERASYONU DA TUTMADI

Furkan Hareketi mensuplarını terör örgütleriyle ilişkilendirme çabalarının son halkası olan bu iddiaların da kamuoyuna sunulduğu haliyle somut bir delile dayanmadığı ortaya çıktı.

Böylece Furkan Hareketi mensuplarını suçlu göstermek amacıyla atılan yeni iddianın da somut bir temele dayanmadığı ve algı oluşturma çabasının ötesine geçemediği görüldü.