"HUKUK DEVLETİYİZ" DEDİLER, HUKUKU KATLETTİLER: İDDİANAME BOŞ, SUÇLAMALAR MESNETSİZ!

Furkan Hareketi Lideri Alparslan Kuytul Hoca ve Furkan Hareketi mensuplarına yönelik yürütülen soruşturmada somut deliller yerine tahminler ve soyut iddialarla hazırlanan süreç kamuoyunda vicdanları yaraladı. "Hukuk devleti" söylemlerine rağmen masumiyet karinesinin hiçe sayılması, "Suç unsuru yokken bu kadar mağduriyet neden yaşatılıyor?" sorusunu gündeme taşıdı.

Eklenme Tarihi: 22 Ağu 2026
2 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 22 Ağu 2026
"HUKUK DEVLETİYİZ" DEDİLER, HUKUKU KATLETTİLER: İDDİANAME BOŞ, SUÇLAMALAR MESNETSİZ!

Tahmin ve Temelsiz İddialarla Soruşturma Yürütülüyor

Operasyon sürecinde sunulan iddiaların hukuki bir dayanağı olmaması, soruşturmanın adli bir incelemeden ziyade niyet okumaya dayandığını gösterdi. Dosya kapsamında somut, şüpheye yer bırakmayacak hiçbir delil ortaya konulamazken, yalnızca varsayımlar ve kurgusal iddialarla onlarca kişi hakkında işlem yapılması tepki topladı.

İddianame Bomboş, Mağduriyetler Devasa!

Aramalarda ve incelemelerde herhangi bir suç unsuruna rastlanmamasına rağmen gözaltı sürelerinin uzatılması, ev baskınları, şirketlere atanan kayyumlar ve ailelerin yaşadığı mağduriyetler vicdanları yaraladı. Kamuoyu ve hukukçular şu temel soruları soruyor:

Somut Delil Nerede?: Dosyada somut bir suç unsuru ve hukuki gerekçe yokken yüzlerce insan neden mağdur ediliyor?

Niyet Okuma Yargılaması: Hukukun en temel ilkesi olan "şüpheden sanık yararlanır" kaidesi çiğnenerek, tahminler üzerinden suçlama yöneltilmesi adalet ilkesiyle nasıl bağdaşıyor?

Sansür ve Karartma Operasyonu: Yüzlerce Hesaba Erişim Engeli!

Hukuksuzluk yalnızca gözaltılarla sınırlı kalmadı; toplumun hakikate ulaşmasını engellemek adına geniş kapsamlı bir sansür politikası devreye sokuldu. Soruşturma gerekçe gösterilerek yüzlerce sosyal medya hesabına ve haber portalına erişim engeli getirildi.

Kurgu haberlerle yürütülen algı operasyonlarına karşı halkı bilgilendiren bağımsız hesapların karartılması, doğru ve gerçek bilgiye ulaşma hakkını gasp ederken; yapılan müdahalenin gerçeklerin üstünü örtmeyi amaçladığını bir kez daha kanıtladı.

"Adalet Yerini Bulmalı, Mağduriyetlere Son Verilmeli"

Hukukçular ve hak savunucuları, altı boş iddialarla yürütülen bu sürecin bir an önce son bulması gerektiğini vurguladı. Somut hiçbir delile dayanmayan suçlamalar karşısında masum insanların özgürlüklerinden mahrum bırakılmasının ve bilgi akışının kesilmesinin hukuk devleti ilkesini tamamen ortadan kaldırdığı ifade edilerek, adaletin bir an önce tecelli etmesi çağrısında bulunuldu.