İran merkezli Fars Haber Ajansı’nın yayımladığı bilgilere göre, ABD ile İran arasında perde arkasında sürdürülen temaslarda tarafların masaya koyduğu şartlar netleşmeye başladı. Ortaya çıkan maddeler, Washington yönetiminin İran üzerindeki siyasi ve ekonomik baskıyı sürdürmek istediğini, Tahran’ın ise bölgesel kuşatmayı kırmayı hedeflediğini gösteriyor.
Haberde yer alan bilgilere göre ABD tarafı, İran’ın elindeki yaklaşık 400 kilogram zenginleştirilmiş uranyumun teslim edilmesini talep etti. Washington ayrıca İran’ın ülke genelinde yalnızca tek bir nükleer tesise sahip olmasını isterken, yıllardır dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılmasına da karşı çıkıyor.
ABD’nin masaya koyduğu şartlar arasında, olası bir ateşkesin kalıcı güvenceye bağlanmaması ve sürecin tamamen ABD-İran görüşmelerinin seyrine bağlı tutulması da bulunuyor. İran kamuoyunda bu maddeler, “baskıyı sürdürme ve İran’ı teslim alma planı” şeklinde yorumlandı.
Tahran yönetimi ise görüşmelerde çok daha geniş kapsamlı talepler sundu. İran tarafı, yalnızca kendi topraklarında değil Lübnan dahil tüm cephelerde ateşkes sağlanmasını istedi. Bunun yanında İran’a yönelik tüm ekonomik yaptırımların kaldırılması, dondurulan devlet varlıklarının iade edilmesi ve savaş nedeniyle oluşan zararların tazmin edilmesi talepleri de masaya taşındı.
İran’ın en dikkat çeken şartlarından biri ise Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik haklarının uluslararası düzeyde tanınması oldu. Tahran yönetimi, bölgedeki enerji ve ticaret güvenliği konusunda dış müdahaleyi kabul etmeyeceğini vurguluyor.
Ortaya çıkan müzakere maddeleri, Washington ile Tahran arasındaki kriz hattının yalnızca nükleer programla sınırlı olmadığını bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlara göre ABD’nin bölgedeki askeri ve siyasi baskı stratejisi devam ederken, İran ise hem ekonomik kuşatmayı kırmaya hem de bölgesel etkisini korumaya çalışıyor.