İşgalci İsrail Zindanlarından 5 Filistinli Serbest: Görgü Tanıkları Dehşet Günlerini Anlattı
Gazze'de ateşkesin ilk günlerinde, ailelerin umutlu bekleyişi küçük bir zaferle taçlandı. İşgalci İsrail'in cezaevlerinde aylardır tutulan beş Filistinli, dün gece yarısı serbest bırakıldı. Yakınları, kapıda günlerdir nöbet tutuyordu. Serbest kalanlar ambulanslara bindirildiğinde, kalabalık "Allah'a hamdolsun" nidalarıyla gökyüzünü inletiyordu.
İlk Durak Hastane Oldu
Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) ekipleri, nakil işlemini sıkı güvenlik önlemleri altında yürüttü. Tutukluların yüzleri solgundu, ayakta durmakta zorlanıyorlardı. Deyr el-Belah'taki Aksa Şehitleri Hastanesi'ne ulaşan grup, acil serviste ilk kontrollerden geçti. Doktorlar, "ağır yetersiz beslenme ve psikolojik travma" tespiti yaptı.
Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, serbest kalanların hiçbirinin "ayakta tedavi" düzeyinde olmadığını açıkladı. En genç tutuklu 19 yaşındaki Mecid A., kollarındaki yara izlerini gizlemeye çalıştı. Gazetecilerin kameralarına yansıyan bu an, sosyal medyada kısa sürede en çok paylaşılan görüntü oldu. Doktorlar, üç hastanın en az dört hafta yatak istirahati gerektiğini kaydetti.
"İşkence ve İnsanlık Dışı Muamele"
Hastane koridorlarında bekleyen gazetecilere konuşan 42 yaşındaki Salih D., "Karanlık hücrede 22 gün tek başıma kaldım" dedi. Sesini titreyerek sürdüren Salih, geceleri kulak memesinden bağlandığını, uyumaya çalıştığında sopayla uyandırıldığını anlattı. İfade tutanağında, "İşkence hukuki değil, sistematikdi" ifadesi yer aldı. Avukatlar, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne sunulmak üzere bu beyanları derledi.
Diğer serbest kalanlar da benzer dehşet tabloları çizdi. 28 yaşındaki Eymen R., "Soğuk suyla duş, sonra açık havada bekletme" prosedürünün günlük rutin olduğunu söyledi. İsrail Ceza İşleri Dairesi'nden konuya ilişkin henüz bir yanıt gelmedi. İnsan Hakları İzleme Örgütü, "işkence iddialarının bağımsız biçimde soruşturulması" çağrısını yineledi.
Kızılhaç Hapishanelere Giremiyor
ICRC'nin dünkü yazılı açıklaması, diplomasi kulislerinde yankı buldu. Komite, 7 Ekim'den bu yana işgalci İsrail'in cezaevlerine giriş izni alamadığını bir kez daha vurguladı. Görüşmelerin sürdüğü belirtilen metinde, "tutuklulara insani muamele" talebi yinelendi. Açıklama, "ailelerle iletişim hakkı" vurgusuyla sonlandı. Dışişleri Bakanlığı kaynakları, BM'nin insani geçiş noktalarında yeni bir girişim hazırladığını söyledi.