Londra’da 13 Şubat 2025’te gerçekleşen Kur’an-ı Kerim yakma provokasyonu sonrası başlatılan yargı süreci, diplomatik tartışmaları da beraberinde getirdi. Eylemi gerçekleştiren Hamit Coşkun hakkında İngiltere’de açılan davada verilen beraat kararı temyize taşınırken, ABD’nin olası bir mahkûmiyet durumunda siyasi sığınma seçeneğini değerlendirdiği öne sürüldü.
ABD’den “Sığınma” İddiası
İngiliz basınında yer alan iddialara göre, ABD Dışişleri yetkilileri dosyayı yakından takip ediyor. Yüksek Mahkeme’nin vereceği kararın Coşkun aleyhine olması halinde, ABD’nin mülteci statüsü kapsamında bir değerlendirme yapabileceği belirtiliyor.
Konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, dosyanın Washington tarafından “özel vakalar” arasında ele alındığı ileri sürüldü.
“Devam Edeceğim” Açıklaması
Coşkun ise yaptığı açıklamada, mahkeme kararının aleyhine çıkması halinde ABD’ye gitmeyi değerlendireceğini söyledi. İngiltere’de kalması durumunda ise benzer eylemlerine devam edeceğini ifade etti.
Bu açıklamalar kamuoyunda tepkiyle karşılanırken, olay ifade özgürlüğü ve kamu düzeni tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Süreç Nasıl Başladı?
13 Şubat 2025’te Londra’nın Knightsbridge bölgesinde gerçekleşen olayda, Coşkun’un elindeki Kur’an-ı Kerim’i ateşe verdiği ve İslam karşıtı sloganlar attığı belirtildi. Olay sırasında müdahale eden bir vatandaş ile yaşanan arbede sonrası taraflar hakkında ayrı ayrı işlem başlatıldı.
İlk derece mahkemesi Coşkun hakkında para cezası kararı verirken, dosya daha sonra Southwark Crown Court tarafından ele alındı. Mahkeme, eylemin incitici olduğunu kabul etmekle birlikte ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirme yaparak beraat kararı verdi.
Söz konusu kararın temyiz süreci devam ediyor.
İfade Özgürlüğü Tartışması
Karar, İngiltere’de ifade özgürlüğünün sınırları ve nefret söylemi arasındaki çizgiye ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Hukuk çevreleri, Yüksek Mahkeme’nin vereceği kararın benzer davalar için emsal teşkil edebileceğine dikkat çekiyor.