Türkiye’de gıda fiyatlarındaki sert yükseliş, yeni bir veri analiziyle yeniden gündeme geldi. Finansal analist İnan Mutlu, TÜİK ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü verilerini karşılaştırarak hazırladığı grafikle, Türkiye’de gıda fiyatlarının küresel fiyatlardan nasıl ayrıştığını ortaya koydu.
Grafikte başlangıç noktası olarak, Türkiye’de ekonomi politikalarında keskin değişimin başladığı Eylül 2021 tarihi alındı. Endeksin 100 kabul edildiği bu tarihten Nisan 2026’ya kadar geçen dönemde, dünya gıda fiyatları sınırlı bir artış gösterirken Türkiye’de fiyatlar katlanarak yükseldi.
DÜNYADA YÜZDE 1,2, TÜRKİYE’DE YÜZDE 833 ARTIŞ
İnan Mutlu’nun paylaştığı grafiğe göre küresel gıda fiyat endeksi, yaklaşık 4,5 yıllık süreçte dalgalı ancak yatay bir seyir izledi. Eylül 2021’de 100 kabul edilen dünya endeksi, Nisan 2026’da 101,20 seviyesine çıktı. Bu da dünyada toplam artışın yalnızca yüzde 1,2 olduğunu gösterdi.
Aynı dönemde Türkiye’de gıda fiyat endeksi ise 832,90 seviyesine yükseldi. Buna göre Türkiye’de gıda fiyatlarındaki artış, TÜİK verileri esas alındığında dahi yüzde 833’e ulaştı.
Bu tablo, iktidarın sık sık dile getirdiği “küresel kriz” ve “bütün dünyada enflasyon var” söylemleriyle Türkiye’de yaşanan gıda fiyat artışları arasındaki farkı yeniden tartışmaya açtı.
“MESELE KÜRESEL KRİZ DEĞİL”
İnan Mutlu, grafiğe ilişkin değerlendirmesinde Türkiye’deki gıda enflasyonunun yalnızca küresel gelişmelerle açıklanamayacağını belirtti.
Mutlu, “Mesele ‘küresel kriz’ değil; TL’nin çöküşü, tarımın tasfiyesi ve yüksek enflasyonu kalıcı hale getiren ekonomi modeli” ifadelerini kullandı.