Lübnan Caferi Başmüftüsü Şeyh Ahmed Kabalan, ülkenin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik krize ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, devlet yetkililerine sert eleştiriler yöneltti. Kabalan, Lübnan’ın bölgesel çatışmaların merkezinde yer almasına rağmen karar alma süreçlerinde etkin bir aktör olamadığını, buna karşın dış güçlere karşı “bedava tavizler” verildiğini ifade etti.
El-Menar kanalının aktardığı açıklamada Kabalan, Lübnan’ın egemenlik yapısının ciddi biçimde tehdit altında olduğunu belirterek, “Bölgesel yangınların sonuçlarını beklemek, ülkenin ulusal kapasitesini daha da zayıflatıyor” uyarısında bulundu. Dış aktörlere güvenmenin Lübnan’ı topyekûn bir fitne sürecine sürükleyebileceğini söyleyen Kabalan, ulusal önceliklerin siyasi şovlara feda edilmemesi gerektiğini vurguladı.
“Lübnan satılık değildir” ifadesini kullanan Kabalan, geçmişte SDG’nin ve Afganistan’ın dış güçler tarafından terk edilmesini hatırlatarak, Orta Doğu’da Libya, Sudan ve Somali örneklerinde görüldüğü gibi kaos ve yıkım üreten senaryoların yeniden sahneye konulmak istendiğini dile getirdi. Kabalan, bu süreçlerin “Arap Baharı” adı altında yürütülen planların bir devamı olduğunu savundu.
Ulusal kurtuluşun ancak güçlü bir egemen irade, etkin kamu hizmetleri ve sahada varlık gösteren bir devlet anlayışıyla mümkün olacağını belirten Kabalan, “Siyonist zorbalığı kabul etmeyen bir ulusal kapasiteye ihtiyacımız var” dedi. Ülkede yaşanan felaketin temelinde egemenlik zafiyeti, siyasi tavizler ve ekonomik başarısızlıkların yattığını ifade etti.
Ekonomik krize de değinen Kabalan, Lübnan yönetiminin Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) beklediği finansmanın, yarım sezonluk bir turizm geliriyle dahi karşılanabileceğini belirtti. Asıl sorunun yapısal yolsuzluklar ve siyasi kibir olduğunu dile getirdi.
Kabalan açıklamasının sonunda, Lübnan’ın en büyük tehlikesinin ani bir patlama değil, devletin idari ve kurumsal yapısını kemiren “yavaş çürüme” olduğuna dikkat çekerek, ulusal birlik çağrısında bulundu.