Güney Lübnan’da İsrail, sivilleri ve tarafsız insani görevlileri hedef almayı sürdürdü. Ali Shoeib ve Fatima Ftouni gazetecilik görevini yaparken, İsrail güçleri tarafından şehit edildi. Aynı gün, Zawtar el-Gharbiyeh yolunda görev yapan beş paramedik, ambulansları vurularak şehit düştü.
Şehit sağlık çalışanlarının isimleri: Hüseyin Darwish, Adel Qdouh, İbrahim Zaher Abu Zeid, Ali Joha ve Hassan Moussa Noureddine. Yardıma koşarken vuruldular; ne silahları ne de savaşçı kimlikleri vardı. Bu açık bir savaş suçu.
İsrail, saldırılardan sonra yine aynı yalanı tekrarlıyor: “Hedefler terör örgütüydü.” Gerçekte ölenler gazeteciler, sağlık çalışanları ve masum siviller. Bu, yıllardır süregelen sistematik bir örtbas ve savaş suçu taktiği. Güney Lübnan’daki son katliam, bu yöntemin en somut örneği.
Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2 Mart’tan bu yana İsrail saldırılarında en az 48 paramedik şehit edildi. “Terörle mücadele” maskesi ardında yürütülen bu saldırılar, sadece yıkım ve korku yayıyor.
Güney Lübnan hattındaki bu saldırılar, sivillerin ve yardım ekiplerinin hayatını hiçe sayıyor ve uluslararası hukukta açıkça savaş suçu olarak kaydediliyor. İsrail, her saldırıda aynı bahaneyi kullanarak, gerçekleri gizleyip masum kanı üzerinden kendini aklamaya çalışıyor.