İşgalci İsrail'in Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, işgal altındaki Gazze Şeridi'nde askerlere hitaben yaptığı konuşmada, Hamas'ın silahsızlandırılması konusunda kararlı olduklarını iddia etti. Zamir, "2026 yılı, Hamas'ı silahsızlandırma konusundaki kararlılığımızın belirleyici yılı olacak. Onların yeteneklerini yeniden inşa etmesine ve bizi tehdit etmesine izin vermeyeceğiz" dedi.
Ancak bu açıklama, işgalci İsrail'in siyasi çözüm yerine saldırganlığı seçmeye devam ettiğinin ve uluslararası hukuku hiçe sayan işgal politikalarının bir uzantısı olarak görülüyor. Zamir'in bu sözleri, Başbakan Netanyahu'nun ABD Başkanı Trump ile yaptığı görüşmede de gündeme getirdiği "Hamas'ın silahsızlandırılması" planının askeri ayağını temsil ediyor.
Hamas'tan Net ve Tarihi Cevap: İşgal Varsa Silah Vardır
Hamas Siyasi Büro üyeleri, işgalci İsrail'in bu tür tehditlerine defalarca yanıt verdi. Hareket yetkilileri, "İşgal devam ettiği sürece, direniş hakkımız ve savunma araçlarımız bizim meşru hakkımızdır. Silahlarımızı ancak Filistin topraklarındaki işgal sona erdiğinde ve halkımızın hakları iade edildiğinde bırakırız" açıklamasını yaparak İsrail'in silahsızlandırma dayatmasını reddetti.
Bu net tavır, direnişin işgalci İsrail'in güç gösterilerinden ve tehditlerinden etkilenmediğinin, işgale karşı meşru müdafaa hakkını kullanmaya devam edeceğinin bir göstergesi. Hamas, ABD'nin hazırladığı iddia edilen Gazze planının ikinci aşamasında yer alan silahsızlandırma maddesini de aynı gerekçelerle kabul etmiyor.
Sonuç: Tehdit Politikası İşlemiyor
İşgalci İsrail yönetiminin, Gazze'de yürüttüğü savaşla hedeflediği askeri üstünlüğü ve Hamas'ı bitirme iddiası, pratikte karşılık bulmuyor. Hamas'ın bu kararlı cevabı, işgalci İsrail'in dayatmacı ve alçakça işgal politikasının, halkın direniş iradesini kıramadığını bir kez daha ortaya koyuyor. İşgal ve saldırılar sürdükçe, bölgede kalıcı bir barışın mümkün olmayacağı gerçeği de tüm çıplaklığıyla kendini gösteriyor.