Emperyalist ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'ya yönelik uluslararası hukuku hiçe sayan askeri işgalinin ardından, niyetini kamuoyundan saklamaya gerek duymadan açıkladı. Florida'dan dönerken yaptığı açıklamalarda emperyalist Trump, Venezuela'yı bir sömürge gibi yöneteceklerini ve doğal kaynaklarını yağmalayacaklarını ilan etti.
Emperyalist Trump'ın açıklamaları, operasyonun demokrasi veya adalet getirme iddialarının tamamen bir kılıf olduğunu, gerçek amacın petrol başta olmak üzere kaynakların gaspı olduğunu bir kez daha kanıtladı. Emperyalist Trump, "Venezuela şu anda ölü bir ülke. Onu yeniden canlandırmalıyız" diyerek sözde bir kurtarıcı rolü biçinse de, hemen ardından gerçek niyetini ortaya döktü: "Büyük Amerikan petrol firmaları burada milyarlarca dolarlık iş yapmaya başlayacak. Venezuela'daki petrolü istediğimiz şekilde kullanmaya hakkımız var."
"Ülkedeki Her Şeyi Biz Yöneteceğiz" İlanı
Emperyalist Trump, ülkenin kaderine ilişkin hiçbir tereddüt bırakmayacak şekilde, "Venezuela'da kontrol bizde. Ülkedeki her şeyi biz yöneteceğiz ve ülkeyi düzelteceğiz" ifadelerini kullandı. Seçimlerin ise ancak ABD'nin belirleyeceği "doğru zamanda" yapılabileceğini söyleyerek, ülkenin bağımsız iradesini tamamen yok saydı. Bu açıklama, Venezuela üzerinde kurulmak istenen fiili vesayet rejiminin itirafı niteliğinde.
İşbirlikçi Yönetime Açık Tehdit
Maduro'nun kaçırılmasının ardından ABD tarafından atanmış geçici bir figür olarak görevlendirilen Delcy Rodriguez'e de seslenen emperyalist Trump, açık bir tehditte bulundu. Rodriguez'in ABD çıkarlarına aykırı davranması halinde başına geleceklerin Maduro'dan beter olacağını söyleyen emperyalist Trump, işbirlikçi yönetimin de ipini elinde tuttuğunu gösterdi. Rodriguez ise sosyal medyadan yaptığı çağrıda, barış ve diyalog talebini yinelese de, bu çağrılar emperyalist işgalcinin kulaklarında yankı bulmadı.
"Burası Bizim Bölgemiz" Diyerek Bölgeyi Tehdit Etti
Emperyalist Trump, açıklamalarını daha da pervasızlaştırarak bölge ülkelerine de gözdağı verdi. "Burası Venezuela, burası bizim bölgemiz" diyerek 19. yüzyıl sömürgeci zihniyetini tekrarladı. Kolombiya için "hasta bir ülke" ifadesini kullanıp, Meksika'ya asker gönderme teklifinden bahseden emperyalist Trump, tüm Latin Amerika'yı arka bahçesi olarak gördüğünü bir kez daha gösterdi. Ayrıca Grönland'ın "stratejik" öneminden bahsederek, Danimarka'nın egemenliğini de tanımadığı izlenimini verdi.
Emperyalist Yağma ve İşgal Tescillendi
Emperyalist Trump'ın bu son açıklamaları, Venezuela'ya yönelik operasyonun bir insan hakları veya uyuşturucuyla mücadele operasyonu değil, örtüsüz bir kaynak yağması ve toprak ilhakı girişimi olduğunu resmen tescil etti. Bir devlet başkanının kaçırılması, ülkenin kaynaklarının "kullanma hakkı" iddia edilmesi ve yönetimin ele geçirildiğinin açıkça ilan edilmesi, uluslararası hukukun çiğnendiği yeni ve karanlık bir emperyalizm dönemine işaret ediyor. Bu gelişmeler, dünya kamuoyunun ABD'nin bu yayılmacı politikası karşısında net bir tutum almasını zorunlu kılıyor.